13 Nisan 2008

yumurta..


Dün gece Yumurta yı izledim..
yatakta geçirdiğim onca zamanın üstüne epey bi izlemesi zor film olsa da, ne izleyeceğimi bile bilmeden oturduğum filmin karşısından sessiz bir etkilenişle kalktım..

Çarşamba akşam işten eve dönerken, altgeçitin ıslak çamurlu merdivenlerinden ayağımda bot olmasına rağmen bir havalanış sonrası düşme neticesinde o akşamı tıp fakültesinin acilinde, ondan sonrasını da annemin yatağında geçiriyorum :)
kırık çıkık falan yok ama ciğerlerimi yerinden oynatacak denli serd bir düşüş gerçekleştirmişim :)
zaten merdivenlerde 10 dakika kadar nefes alma mücadelesi verdim resmen.
Kalça kemiklerim merdivenle serd bir şekilde buluştuğu anda kürek kemiklerimin orta kısmında şiddetli bir yanma hissi ve devamında kilitlenme sonucu bir süre hiç hareket edemedim..
(eyvah omurgam gitti galiba diye düşündüğüm iğrenç anlardı) ve bütün bir gece de nefes alamama problemleri..
ve devamında raporlu bir şekilde evde yatma ile geçiyor günlerim o zamandan beri.
Sanırım hayatım boyunca uyumadığım kadar çok uyudum :)
bu kadar uzun süre evde kaldığım ve üstüne üstlük hiç bi iş yapmadan yattığım bi zaman dilimi hatırlamıyorum kesinlikle..

Neyse lafı fazla uzatmadan; arayan, yazan, gelen tüm arkadaşlarıma buradan da çok teşekkür ediyorum ve Yumurtaya dönüyorum :)

Semih Kaplanoğlu nun izlediğim ilk filmi.
Ve bildiğim kadarıyla “Yusuf” üçlemesinin de ilk filmi. Şu an ikinci filmi olan “Süt” çekiliyor.. ardından “Bal” ile sonlanacak..
Yumurtada; annesinin ölümüyle büyük şehirden kasabasına dönüyor Yusuf, Süt'te gençliğine, Bal'da ise çocukluğuna inilecekmiş. Ve asıl bir çok nokta Bal ı da izledikten sonra yerine oturacakmış.

Birçok ödül alıp birçok da tartışmaya yola açan bu sade ve ağır filmi ben sevdim açıkçası..
hiç müziğin kullanılmadığı, diyaloglardan çok söylenmeyen ama hissedilen kelimelerin ve yüz ifadelerinin götürdüğü filmin görüntüleri muhteşemdi her şeyden önce..
pek çok fotoğraf karesi vardı filmde "offf bu ne yaa harika" dediğim..
oyunculuklara zaten bişey diyemiyor insan.
Nejat İşler filmi tamamen sırtlamış götürüyor, Saadet Işıl Aksoy ise ilk oyunluğu olmasının da verdiği masumlukla karakterini tamamen yaşayarak Nejat a eşlik ediyordu..

Film hakkında söylenecek pek çok şey var gibi aslında..
ama en çok kasabada hissettire hissettire geçen zaman iliklerinize işliyor gibi..
çünkü şehirde hayat hızlı..
yetişememekle geçiyor bizim ömrümüz..
oysa kasabalarda öyle değil..
zaman olduğu gibi olanca ağırlığıyla ilerler..
hiçbir şey acele etmez..
kurbanlık koyun için ertesi sabaha sürünün gelmesini beklemek zorundasınızdır..
bir berber koltuğunda uyuyakalırsanız kimse sizi uyandırmaz, dilediğinizce uyursunuz..
kimse yorgun değil kimse aceleci değildir..
oysa siz yorgunsunuzdur..
zamanın böyle yavaş böyle ağır ve böyle doğal geçmesine alışık değilsinizdir..

Ben 15 yıldır yaz dönemlerini Erdek in Ocaklar Köyünde geçiririm..
eskiden tüm yaz kalırdım şimdilerde malum iş hayatı yüzünden sadece haftasonları giderim..
ama o kasabanın ve yaşamın verdiği dinginliği, yavaş (aslında normal) geçen zamanı, güveni ve aynı zamanda kuşatmasını çok iyi bilirim..
sanki tüm hafta şehrin verdiği yorgunluğu orada iki günde atar sakinleşir dönerim yeniden bursaya..
ve belki de bu yüzdendir Öykü büyüdüğünde Ocaklarda yaşama hayali kurmam..

Evet film şehir ve kasaba hayatı arasındaki farkı çok iyi hissettiriyor insana..
bir yanda gecenin bir vakti bile açık olan sahaf dükkanı ile şair Yusuf (nasıl da yorgun ve sanki yenilmişti değil mi) bir yanda, büyüdüğü eve dönmüş ama annesini kaybetmiş ve henüz tüm bunları idrak edememiş oğul Yusuf..
Kaçtığı kasabaya geri dönüş..
kaçtığı geleneklere geri dönüş (adak kurbanı gibi)..
Karanlık ve tozlu bir sahaf dükkanından, temiz ve aydınlık anne evine dönüş..

Film hakkında söylenecekler hakkaten bitmiyor beynimde.. (ama bu kadar uzun süre sandalyede oturmamam gerek henüz)
filmden bir tek diyalog bile yok sunulabilecek ama filmin bütünü var ortada..
dedim ya söylenenlerden çok söylenmeyen ama hissedilenler var filmde..

öyle değil midir gerçek hayatta da..
bazı anlar vardır..
tuhaf anlar..
çok basit gibi görünen ama aslında tüm seçimlerimizi ve hayatımızı etkileyen anlar..
Sessiz..
Sakin..
İlerler..


(THE DO - ON MY SHOULDERS)

20 yorum:

Adsız dedi ki...

çok geçmiş olsun,aman dikkat,sevdiklerinizin size ihtiyacı var,neyse ki ucuz atlatmışsınız...Benim de epeydir aklımda yumurta'yı izlemek istiyordum.

egemavisi dedi ki...

Çok büyük geçmiş olsun. İnanın yeni haberim oldu. Uzun zamandır ben de nete giremiyordum. Umarım çok ciddi bir şey yoktur.
Yumurta'yı da çok izlemek istiyorum. Bakalım ne zaman gerçekleştirebileceğim.

şule dedi ki...

hay allah, cok gecmis olsun arkadasim. umarim en kisa zamanda gonlunce gezebilirsin yine.

Bekriya dedi ki...

tekrar geçmiş olsun,dikkat et yinede yorma kendini.Nejat İşler olur da bu film izlenmez mi yahu :))

b@ni dedi ki...

:(( Canım benim yaa geçmiş olsun
Hay Allah dikkat et kendineee :(
Şu anda geç oldu bunu yazarken ama yarın mutlaka arayacağım
öpüyorum seni

Adsız dedi ki...

geçmiş olsun fatoş. bu sabah 7.odayı açtığımda haberim oldu.baya büyük tehlike atlatmışsın.umarım en kısa zamanda sağlığına kavuşur işine dönersin.tekrar geçmiş olsun.kendine iyi bak....flash

bliyaal dedi ki...

Olmadık kaza işte, geçmiş olsun, en kısa zamanda "ayaklanmak" dileğiyle.

sgürel dedi ki...

selam çok geçmiş olsun aslında ciddi bi şey atlatmışsın
umarım kısa
süre de toparlanırsın... bende sormayı düşünüyordum bi süredir
yazmıyorsun hayırdır diye... kısa sürede toparlanman dileğiyle
tekrar
geçmiş olsun iyi bak kendine..

t. dedi ki...

çok geçmiş olsun...
acil şifalar..

bastığın yere tikkat et :)
sevgiler.

ayhan han dedi ki...

selam Fatoş
çok geçmiş olsun sana
umarımbir an önce kalkarsın ayağa ....
senin için bir kaç klip dolu dvd hazırlıyorum... sıkıntını alır umarım
kendine çok çok iyi bak lütfen

kertenkele kral dedi ki...

hay allah ya simdi nasil oldun ?

kurşunkalem dedi ki...

çok geçmiş olsun,gerçekten ucuz atlatmışsınız.Umarım çabuk toparlarsınız.Yumurtayı çok merak ettim ben de,görüşmek üzere...

YALNIZLIK OKULU dedi ki...

canım çok geçmiş olsun daha yeni öğrendim kıyamam sana yapabileceğim bir şey varmı...kendine dikkat et ne olur...

Sabinam dedi ki...

gecmis olsun, guzel arkadasim :) gecen haftadan blogunda yeni yazi gormeyip merak etmistim. en kisa zamanda iyilesmeni dilerim.
Yumurta'yi izlemeyi cok isterdim. Nejat Isler'i Aliye dizisinden cok sevmistim. Eminim bu filmde de cok ilginc bir rolu vardir:)
SabinaM

' baha ' dedi ki...

gecmis olsun..

Abi dedi ki...

çok geçmiş olsun..
bir an önce iyileşmeni diliyorum..

Vladimir dedi ki...

Büyük geçmiş olsun. Umarım bir an önce acı/sızı/ağrılardan kurtulup sağlığına kavuşursun. Üzüldüm.

gaykedi dedi ki...

yahu blogger tayfasında bir musibettir gidiyor bu ilkbahar hadi hayırlısı bakalım, kar olsa karda buzda oldu deriz, nasıl başardın bunu pes yani, kocaman geçmiş olsun :p

asliberry dedi ki...

mimlendiniz.

ali aydın dedi ki...

aa gecmis olsun..
alem'e gectigimden beri fena derecede yogunum.atlamisim kusura bakma.
ozledim seni ya..
16.04.2008