30 Kasım 2011

Dürüstlüğün Bedeli



DIDO - HONESTLY OK


2011 in ilk günleriydi daha.. 8 yıldır aynı odada çalıştığım Bay B. iki günlük izin almıştı.. Bayan İ. ile yalnızdık odada.. Öğle arası gelen mali müşavirin getirdiği makbuzu dosyaya yerleştirecekti Bayan İ. “Dosyasına koymadan önce kontrol et, kasadan çıkışı yapılmış mı?” demiştim Bayan İ.’ye. Bilgisayardan kasa hareketlerine giren Bayan İ. kasadan tek bir hareketle çıkan 8.ooo lirayı görünce şaşırmış ve bana dönüp “Ya Fatoş, benim kafam karıştı, burada sekizbin liralık bir çıkış var ve ben bu faturayı kasadan çıkış şeklinde işlemiyordum ki? şuna bir bakar mısın?” demişti. Ekrana baktığımda bir anda yüzümü ateş basmıştı, ard arda kasa ile alakası olmayan faturalar kasadan çıkış yapılmıştı.. Hemen soğukkanlılıkla bir hata yapıldığını düşünüp, bütün bir yılın kasa hareketlerinin dökümünü istedim Bayan İ.’den.. Ama O dökümleri alıp getirene kadar içimden dalga dalga yükselmeye başlamıştı bile büyük bir sorunun ortaya çıkacağının habercisi olan kötü hisler.. Kasa hareketleri önüme geldiğinde büyük bir şok yaşadım. Bütün bir yıl boyunca her ay ortalama 30 bin liralık olmaması gereken çıkışlar vardı ve ilk toplamda bu sadece 2010 yılında 400 bin lira demekti.!!

Öncelikli soru; biz bunu nasıl fark etmezdik koca bir yıl?! Faturaları işleyen Bayan İ. bunları kasaya işlemediğini söylüyordu.. Onun da benim gibi eli ayağına dolaşmış ve düşünemez olmuştu.. Kulaklarım uğuldamaya başlamıştı, kafam patlayacak gibi bir basınç altındaydı ve nefesim sıkışıyordu.. Aklımdan neler geçmiyordu ki.. Rakamın çok yüksek olması sebebiyle, mutlaka bir hata yapıldığını düşünüyordum.. Bir insan 400 bin lira çalamaz ki diyordum.. Bayan İ. dosyalardan kendisinin işlem yaptığı ve üzerine mali müşavir onun da üzerine yeminli mali müşavirin her ay onayladığı o evrakları çıkardığında artık içimdeki hata yapıldığına dair his yavaşça yokolmuştu.. Çünkü zamanında işlenilen ve kontrol edilen ve imzalanan evraklar doğruydu.. kasa hareketi yoktu.. Aynı fişe bilgisayardan baktığınızda kasa, evraktan baktığınızda alıcılar vardı.. Yani birisi?! düzgün olarak işlenmiş ve onaylanmış fişi sonradan bilgisayardan girip değiştirmiş ve çıktısını almamıştı.. Benim kontrol ettiğim üzerine rapor hazırladığım ve yönetime sunduğum mizan ve tablolara baktığımızda da aynı sorun vardı.. Mizanlar da sonrada değiştirilmişti.. Ve bu değişiklikler ne yazık ki bir tane değil yüzlerceydi.. Ve 2010 yılı toplamı 400 bin tl civarındaydı..

Tam anlamıyla çöktük.. Bayan İ. ile gülme krizine girdik.. ama öyle böyle değil harbi krizdeydik.. odanın kapısını kapatmıştık ama bize çay getiren Bayan Y. halimizi görünce “sizde bi haller var, iyi misiniz?” demişti.. O sırada dışarıdan nasıl görünüyorduk bilemiyorum.. ağlamak ve gülmek birbirine geçmişti.. Ben Bay B. ile tam 8 yıldır aynı odada çalışıyordum. Dile kolay 8 yıldır her gün on saat bir arada. Ben kendi çocuğumu annemi babamı görmüyordum onu gördüğüm kadar.. Birbirimizin en kötü zamanlarını, en iyi zamanlarını, yıllarca mutluluklarımızı da acılarımızı da sorunlarımızı da paylaşmıştık. Konduramıyordum şimdi. Olamazdı! Bu kadar parayı çalmış olamazdı! 400 bin değil de 4 bin olsa belki inanabilecektim. Şeytana uydu ihtiyacı oldu aptallık yapıp aldı diye inanabilirdim. Ama 400 bin alınamazdı. Bizler orta halli insanlardık.. O da.. Ben de.. Bayan İ. de.. Bu kadar parayla işimiz olmazdı bizim??

Ama her şey o kadar açıktı ki.. evraklar değiştirilmişti.. resmen sonradan değiştirilmişti.. Bay B. hem muhasebe sorumlusu, hem de kasa sorumlusu idi resmi olarak..

Gülme ve ağlama krizlerinden sonra bir an kendimize gelince “ne yapıcaz” dedi Bayan İ. “Mali Müşavir”i arayacağız dedim.. Aradım.. Çabuk gelmesini ortada çok büyük bir sorun olduğunu söyledim.. O gelene kadar biz Bayan İ. ile bir gülüp bir ağlamaya devam ettik.. Bildiğim muhasebe bilgilerini bile unuttuğumu ve ortada bir hata olduğunu ama benim bu hatayı bir türlü bulamadığıma inanmaya çalışıyordum.. Mali müşavir geldi.. evrakları önüne koyduk, ne dedik hatırlamıyorum.. Adamın elleri titremeye başlamıştı.. Evet durum açıktı!

Akşam evlerimize gittik ama ne mali müşavirin ne de Bayan İ.nin uyuyabildiğini sanmıyorum.. Üzerimizden şoku atamamıştık bile.. Annemle babama durumu anlattım.. Onlar da bütün akşam “nasıl olur ya, nasıl olur ya” diye söylenip durdular.. Bay B.yi onlar da tanıyordu yıllardır sonuçta..

Ertesi sabah Yönetim Kurulu, Yeminli Mali Müşavir ve ekibi, muhasebe programcısı.. herkes bizim odadaydı.. Herkes sinirli, şaşkın, gergin ve öfkeliydi.. Bir yandan hesaplar inceleniyor, raporlar tutuluyor bir yandan sık sık kavga ediliyordu. Biz Bayan İ. ile tabiri caizse mal gibiydik.. Olan bitene de, orada bulunanlara da mal gibi bakıyorduk sadece.. Sorulan soruları cevaplıyorduk.. Ve gün bitiminde bu bizim bulduğumuz kaynak ile ortaya çıkan net rakam 600 bin tl idi.. Bay B. olan bitenden habersiz tatildeydi.. Pazartesi işe geldiğinde kıyametler kopacağını bilmeden gülüp eğleniyordu.. Ve gerçekten pazartesi, sabahtan akşama kabus gibi bir gün olarak hepimizin belleklerine kazınacaktı..



13 Ocakta başlayan bu süreç.. sadece Bay B. nin değil, olayla uzaktan yakından ilgisi olmayan pek çok kişinin de hayatını mahvetti. Onun yüzünden pek çok kişi işini kaybetti. Olayın bütün ceremesini ben ve bayan İ. çektik. Tartışmalar, gerginlikler, kavga, gürültü aylarca bitmedi. Bay B. çaldığı paralar ile deniz kenarında bir harabe oteli on yıllığına kiralamış, ve o harabeyi 5 yıldızlı otel konumuna getirmiş.. Bu arada tabi aşırı lüks bir yaşam sürmeye başlamışlar, karısına ayrı lüks araba kendisine ayrı, her odaya lcd, çocuğa bakıcı ayrı oyun ablası ayrı, eve temizlikçi, ayrı ütücü ayrı, vs..

Tutuksuz yargılanma süreci ve davalar devam ettiği için olayın o boyutlarına girmek istemiyorum.

Ama Bay B. otelini gülüp oynaya işletirken.. Burada bizler inanılmaz kötü bir yıl yaşadık..
Önce Bölge Müdürünün işine son verildi.. Olayla hiçbir ilgisi olmamasına rağmen, olayı duyanlar arasında Bay B. ile aynı dönemde işten çıkarıldığı için, ikisinin bu işte ortak olduğu söylentileri yayıldı. Biz her ne kadar bunun doğru olmadığını söylesek de konuştuğumuz her sanayiciye.. Çamur at izi kalsın misali işte.. Kış dönemi öyle berbat geçti ki.. öyle berbat.. anlatacak yeterli kelime yok.. Bayan İ. ile ben olayı ortaya çıkaranlar olmamıza rağmen takdir göreceğimize resmen cezalandırıldık gibi bir şey.. İstifayı basıp, bilgisayarları kafalarına atıp çıkmamak için resmen kendimizi sürekli sıktık. Çünkü eğer o dönemde baskılara ve pisliklere dayanamayıp istifa etseydik, aynı Bölge Müdürünün ardından söyledikleri gibi bizim de işin içinde olduğumuzu düşüneceklerdi. Bu yüzden dayanmak zorundaydık. Dayandık ama nasıl dayandık hiç anlatmayayım.

İğrenç geçen kışın ardından yaz başı Yönetim Kurulu Başkanı da istifa etti. On yıldır başkanımızdı. Ve on yılda öyle çok emeği geçmişti ki bu bölgeye.. Böyle bitmemeliydi aslında.. Yerine göreve gelen yeni başkan ise.. hepimizin sonunu hazırladı.. Göreve başlar başlamaz bir toplantı yapıp, gayet rahat bir şekilde, "Yeni Yönetim Yeni Ekip" dedi. İnşaat mühendisi haricinde hepimiz gidebilirmişiz. O yerine yenisini yetiştirene kadar kalmak zorundaymış. Biz diğerlerimizin, hepimizin tüm hakları ödenecekti. Üstü kapalı bir anlatımla, kendimiz gitmezsek de onun bizi bir şekilde süreç içerisinde göndereceğini belirtti.

Hiç birimiz gitmedik.!

Çünkü hepimizin bu bölgeye çok emeği geçmişti. Büyük bir aile gibiydik aslında. Benimsemiştik. Yıllarımız geçmişti. Çocuğumuz gibiydi.. Şimdi neden hiçbir suçumuz yokken, yıllardır yaptığımız işi bırakıp gidecektik ki??

Hiç birimiz gitmedik..

Böylece yeni başkan da yaz başından itibaren her ay 4-5 kişinin işine son verdi. Evet tüm haklarımız ödeniyordu gerçekten de.. Bu kadar basitti aslında.. Paranı verdikten sonra gitmek zorundaydın.. Halka İlişkiler birimini tamamen kapattı, dergiyi bitirdi, basını uzaklaştırdı, burs verdiğimiz öğrencilerin burslarını kesti.. Oysa burası bir kurumdu. Onun kendine ait olan fabrikası değil. Bir fabrikada halkla ilişkiler önemli olmayabilir, basın hiç önemli olmayabilir ama bu kurum için en önemli damarları birer birer kesti. Zamanında Bay B.yi hem muhasebe sorumlusu hem de kasa sorumlusu olarak görevlendirerek çatlağı başlatan kendileri olmasına rağmen, sistemdeki kendi yarattıkları bu çatlağı kapatmak yerine bütün bir sistemi değiştirmeye çalıştı..

Beni de muhtemelen daha yaz başında çıkarmak istiyordu işten.. Ama önce yerime birilerini de bulmalıydı.. Haziranda işe aldığı mali müşavir bir ay, temmuzda işe aldığı ikinci mali müşavir de birer ay çalışıp gittiklerinden bana bir türlü sıra gelemiyordu. Ağustosta iki kişi birden işe aldı.. artık garantilemeye çalışıyordu.. Ve ikisinin de kalıcı olduğu anlaşıldıktan sonra ben de herkes gibi her an çıkarılacağımı bilerek gitmeye başladım işe.. Yaz başından beri her ay işten çıkarılan 4-5 kişiden biri olacaktım ama hangi ay..

Ve beklenen an geldi.. Artık ben de aralık ayının başından itibaren resmi bir işsizim :)



Tam on yıl sonra dönüp kendi içime baktığımda her şeyden önce büyük bir hayal kırıklığı görüyorum.. Dürüstlüğün bedeliydi çektiklerim.. Bu çok zor geçen bir yıldan sonra artık oradan kurtulmuş olmak bana büyük bir huzur verse de.. On yılımı verdiğim bu tozlu sanayi bölgesi artık içimde hüzünlü bir hayal kırıklığı..

Ben On Yıl önce buraya, “sekreter+ön muhasebe” görevi için girmiştim. Sanayi Bölgesi yeni kurulmuştu ve kanalizasyonu dahi yoktu. Köyde lavabosu dahi olmayan bir büro kiralanmıştı. Tuvalet ihtiyacım için köydeki bir pideciye gider, tek bir fitili yanan katalitik soba ile ısınmaya çalışır, gerektiğinde çay ve kahve servisi bile yaparak 6 ay geçirdikten sonra, yeni yapılan idari binamıza taşınmıştık. Muhasebe sorumlumuz istifa ettiğinde onun yerine yeni biri aranırken ben Başkana gidip “beni deneyin” demiştim. Ben kendime güveniyordum ve yapabilirdim. Yaptım da. 2 yıl “muhasebe sorumlusu” olarak hatasız ve eksiksiz çalışmıştım. Sona Bay B. işe alınmıştı.. Yardımcımdı.. Büyüyorduk, mimarımız, mühendislerimiz bile vardı artık.. İlerleyen günlerde, kanuna ve yönetmeliğe göre bir OSB de olması gereken organizasyon şemasını bize uygulamaya başlayınca, iki ana birim olduk.. İdari ve Mali İşler biriminin başına ben getirildim, İmar ve Kontrol İşleri biriminin başına da Bayan E.

Ve senelerce sanayinin güvenliğinden tutun da valilik kaymakamlık bakanlık vs. yazışmalarına kadar şimdi sayamayacağım kadar pek çok işle uğraştım. O zamanlar yeni kurulmuş bir osb olmanın verdiği tüm dezavantajları yaşıyorduk, çok iş vardı. Personel en sevdiğim işti.. Bay B. muhasebe ve kasa sorumlusu olmuştu. Ben artık muhasebeden değil sadece mizan kontrolü ve raporlamalar, bütçeleme vs gibi konulardan sorumluydum. İdari işlerin bir sınırı yoktu. Bazen her iş idari iş olabiliyordu. Çok azarını işittim, çok tartıştık ama Bölge Müdürümüz bir baba gibi bağırsa da çağırsa da çok iş öğretti bana. Bu arada elbette çok büyüdük.. Adımız en hızlı büyüyen osb ye bile çıktı bir zamanlar.. Az parayla çok güzel işler yaptık..

Ben bu on yıl içerisinde, hiçbir sanayiciyle kavga etmedim. Hatta kavga zamanlarında arada yatıştırıcılık yaptığım çoktur. Gelen her sanayicinin problemini çözdüm.. Bana verilen hiçbir işi eksik, yarım ya da hatalı yapmadım. Ve okuduğunuz gibi tepeden inme bir şekilde üst göreve gelmedim. Tam aksine en aşağıdan başlayarak yükseldim. Bunca kirini tozunu zorluğunu çektikten sonra tam artık altyapıların neredeyse bitmek üzere olduğu rahat çalışma zamanlarına gelindiğinde işten çıkarılmak, çocuğum gibi benimsediğim, uğraştığım, didindiğim işyerimden bu şekilde ayrılmak evet büyük bir hayal kırıklığı içimde..

Biz dürüstlüğümüzün cezasını çekiyoruz. Biz ve bizim yüzümüzden pek çok iş arkadaşımız da öyle.. Üstelik ortaya çıkardığımız dolandırıcılık sürekli devam edicek bir dolandırıcılıktı. Yani biz bunu bulmasaydık bundan sonra da her ay 30 bin lira civarı bir para çalınacaktı.

O güne geri dönme şansım olsa.. evet yine elbette haberdar ederdim hemen bu dolandırıcılığı.. o konuda hiç tereddüdüm olmuyor ama keşke bulmasaydık. Keşke karşımıza çıkmasaydı o kasa hareketi. Keşke daha da dolandırmaya devam etseydi Bay B.
Evet kesinlikle bugün görsem, başımıza bunların geleceğini bilsem yine gördüğüm anda söylerdim. Ama iyi ki bulmuşuz iyi ki görüp kurumun bundan sonrasında da dolandırılmasına engel olmuşuz diyemiyorum. Görmemiş olmayı tercih ederim.

Eğer bir gün Bay B.yi görürsem alnından öpücem. Helal olsun diyeceğim.
Çünkü Emeğe ve Dürüstlüğe Önem Vermeyen Bir Yönetimin Hak ettiği şey Dolandırılmaktır.!

Sonuç itibariyle hayatımın 10 yılına damgasına vuran iş hayatım bitti. Fotoğraflar işyerimden dönem dönem çekilenlerden bazıları.. Hatıra kalacak.. Benim 10.yıllara karşı bir şeyim var sanırım. Evliliğim de 10. yılında bitmişti..
2011 yılının başından beri yaşadığım kötü günler de bitti. Umarım bu bitiş önümde farklı ve güzel kapıların açılmasına sebep olacak 2012 yılında..

38 yorum:

yüreğimdeki yağmurlar dedi ki...

Ne ticaret hayatında nede insanlarda ahlak kalmadı ..bu konuda ilk değilsin çok geçmiş olsun diyelim ve 2012 sana şans ve güzellikler getirmesini diliyorum

Sevgiler

ecish bucush dedi ki...

Yeniden anlatmış kadar oldun bana :) Hala inanamıyorum.Benim yerime de alnından öper misin? :)

Adsız dedi ki...

Mutalaka daha iyi şeyler gelecwektir başına ben buna inanıyorum, daha güzel bir iş daha güzel bir ortam daha güzel insanlarla karşılaşacaksın.Bizim gibiler bedeller ödemeden devam edemezler. öpüyorum seni.
Butterfly

iρεκβöcεĝι~ dedi ki...

Tanrı bi kapıyı kaparsa yenisini açar derler ya,en azından sizin içiniz müsterih ki yastığa başınızı koyduğunuz anki huzur hayatın aslıdır bana göre..
1 yıldır mutsuzmuşsunuz son bulmuş eziyet bir yerde.güzel haberlerle sevineceğiniz yeni bir yıl diliyorum:)

Gece Meleği dedi ki...

üzüldüm... emek verilen şeylerin yerle bir edilmesi bitiriyor insanı... yıllardır çalıştığım birimi tuttukları bir dükkana taşıyorlar depo gibi... iki katlı koca arşivi de tuvalet yapacaklarmış:) birde 1 yılını orda geçiren bir kediciğim var ki o da taşındığımız yere gelemiyor. Çünkü hastane bahçesine alışkın ve taşınılan yerin bahçesi yok cadde üstü ve dükkanda da istenmiyor. İdare gözümüzün önünde yolsuzluklar yapıyor biz sürgüne gidiyoruz. Bu düzen böyle fatoşcum... Yukarısı görüyor ama... O'nun adaletine sonsuz güvenirim. Hepimiz için hayırlı olanı versin. Sen zaten kapasitenle ve zekanla işsiz kalmazsın. En güzeli senin için olsun, sevgiler...

Gece Yürüyüşü dedi ki...

Yaşadığınız duyguları tam olarak anlayamam ama az biraz hissettim.
Üzücü. Emeğin değerini yitirmesi üzücü.
Ne denir ki?
İnşallah daha mutlu olacağınız bir işiniz ve emeğinizin değerini bilecek iş arkadaşlarınız, patronlarınız vs olur.

Adsız dedi ki...

Fatoş! sakın yeni bir iş aramaya başlama! Otur o çok istediğin kitabını yaz! Hemen başla!

Profösör dedi ki...

yazını satır satır okudum. Üzüldüm. yine de sizi Allah korumuş. Herşeyde bir hayır vardır. biz buna inanırız. Kesinlikle bu dürüstlüğün karşılığı olacaktır. Benim inancım budur.

zehirli sarmaşık dedi ki...

İnşallah 2012 sana yeni olanaklar ve yeni kapılar açmana yardımcı olur.Senin adına üzüldüm ve hikayeni okurken hep sonunda o dolandırıcının gideceğini biliyordum fakat bu olayı fark edenlerin ve yıllarını vermiş kişilerin işten çıkarılacağını hiç düşünmemiştim.dolandırıcı da az az çaktırmadan götürmüş paraları yaa =@

Biraz dedi ki...

Halbuki boyle bir dolandiriciligi ortaya cikarmanizdan dolayi takdir belgesini birak meslekte kidem bile verilmeliydi, ya da ornek calisanlar olarak gosterilmeliydiniz. Ama yine her zaman oldugu gibi tam tersi olmus. Aziz Nesin oykulerindeki gibi absurd otesi bir cevapla karsi karsiya birakilmissiniz hem de tum kadro.

2012'nin gecen tum senelerden de huzurlu ve guzel baslangiclarla olmasi dileklerimle.

asliberry dedi ki...

Şu an ki durumumuz hiçbir zaman için kalıcı değildir, başımıza gelen olumsuzluklar da dünyanın sonu değil. Hep daha önce yaşadığın olumsuz dönemleri düşün, hepsi nasıl geçti, her şey nasıl düzeldi? Bu da geçecek, her şey düzelecek. Belki de çok kısa bir süre içinde diyeceksin ki; iyi ki ayrılmışım, yoksa böyle harika bir işi bulamazdım. Kendine süre tanı, atıyorum 10 gün dinleneceğim de. İlk yapacağın şey işten ayrılma bildirgenle işsizlik maaşına başvurmak olsun. Sonda seni neye dayanarak işten çıkardılar? İstersen işe iade davası açarsın. Genelde işveren kaybeder. Sonuçta tekrar işe almayacaklar ama 10 maaş kadar tazminat ödemek zorunda kalabilirler. Sonra da iş aramaya başla. Her şey güzel olacak. Sadece buna inan.

zoitsa dedi ki...

kesinlikle önce işsizlik maaşına başvurup sonra da bir süre uzanıp dinlen..kendin için birşeyler yap bu süre zarfında çünkü 10 senenin son 1 senesi stres içinde çalışmışsın ..keyfine bak ve bil ki Görelim Mevlam neyler neylerse güzel eyler..vardır bir hayrı kuzucuğum..

Yasmin dedi ki...

Canım benim,
hayatının bir süreci bitmiş, sen bu süreci dürüstlükle geçirmiş, onurlu bitirmiş, öğreneceğini öğrenmişsin. Şimdi yeni başlangıçların zamanı, yeni hayatın hayır getirsin sana ve kızına.
Ben dürüstlüğün görünmeyen ve uzun vadede en büyük kazancının yaşadığın anın da, verdiğin emeğin de hayrını görmek olduğunu düşünmüşümdür.
2012 değişim yılına hoşgeldin:)
Seni ve güzel kızını öpüyorum.

Vladimir dedi ki...

Yazdıklarını okurken ne kadar zor günler geöirdiğini çok iyi anlıyorum. Büyük geçmiş olsun, ummarım kısa sürede hayatına bir yön verirsin. Malesef ülkemizde dürüstlük, işine bağlılık prim yapmıyo rbilakis insanın çok olduğu bu yerde en kolay harcanacak şey yine insan. Biri gider biri gelir mantığı ile anlık çözümler yaratılıyor. Geçmiş olsun Fatoş :(

Adsız dedi ki...

Ben aynı şeyleri 2007 yılında yaşadım. Bizimkiler çalınan paraları geri alıp adamı da işten atmakla yetindiler. Ben hala adamla konuşamıyorum...herkes sana bişey yapmadı ki, neden böyle davranıyorsun diyor. Ve ben kimseye anlatamıyorum içimdeki hayal kırıklığını, dürüst sandığım bir insanın katiyyen öyle olmadığını öğrenmenin verdiyi acını...Ama anladım ki, böyle işler yukarıda oturan birilerinin onaylaması olmadan yapılamıyor - şunu kesin biliyorum artık. Hepimizin yolu açık olsun. Sabina

Sinem Kadırı dedi ki...

Yüreği güzel, sözü güzel, düşünceleri güzel arkadaşım..
Umarım hayat bundan sonrası için çok güzel anlarla dolu olur, bu ve benzeri olaylardan uzak dürüstlüğünle övündüğün hayatın sana yepyeni kapılar açar..
bitişler yeni başlangıçlarsa eğer, bu başlangıcın tadını çıkar :)

seni seviyorum

kara kitap dedi ki...

niye bilmiyorum,ama senin için daha iyi olacağına dair bir his var içimde.hem de işsiz kalacağını falan da düşünüyorum. yaşadığın sıkıntılar için tabi ki üzüldüm,ama sanki ait olmadığın bir işti o.şu an kötü gibi görünen şeyler kabuk değiştirmek için ihtiyaç duyulana sancılı bir süreç. seni birkaç kez aradım,ama telefonunu açmıyorsun. bana adresini mail atarsan sevinirim. ya da daha iyisini yapalım.müsait olduğunda haberleşip rojen'de sahlep içelim ne dersin?

Dayatılanla Yaşamak dedi ki...

Geçmiş olsun..devir ne yazık ki bu devir...üçkağıtçıların,kaba kuvvetçilerin falan kazandıkları devir..dilerim her şey gönlünce olsun..

Izlenimlerim dedi ki...

Hayat iyilerin kazandığı Hollywood filmi değil ne yazık ki, iyilerin kaybettiği irlanda filimlerine benziyor. Her nekadar karşılaşınca kötülerin alnından öperim desekte, gerçekten karşılaşınca olmuyor. Iyi taraf ağır basıyor yine.. yine.. ve yine...

Sitare dedi ki...

üzüldüm,içim sızladı okurken.yine de çok sıcak enerjik bir halin var senin.o ayakta tutacaktır seni.güçsüz değilsin.bu yazı rahatlamana fayda etmiştir.bir daha o yaşadığın kötü tecrübeleri yazıya dökme ve dillendirme.sıkıntı vermesin boşa.
çok güzel bir söz vardır.hayatıma yol ettim bunu;gecenin en karanlık vakti tan yeri ağarmadan önceki vakittir der.seni güzel şeyler bekliyor bence.sadece dua ve sabır.

seval dedi ki...

Maalesef is hayatinda bu gibi durumlar hep yasaniyor, sizin isiniz "para" ile iliskili oldugundan daha da hassas tabi, etkilerini daha siddetli hissetmissiniz. Bazen İnsani gercekten "hatayi bulmus olduguna" pisman ediyorlar, ve evet hatayi olusturan kisiyi o goreve getirenin akli nerede oluyor? Genelde, "buyukler" sadece "yonetebilecekleri" kisileri belli sorumluluklara getiriyorlar..
Bu olaylari yasamis olmaniza cok uzuldum, ama haketmediginiz bir yerde calisiyormussunuz, ve bir sekilde surecin sonlanmasi iyi olmus olabilir. İnsan emek verdikce, is yerine de baglaniyor, cikmasi zorlasiyor. Eminim ki,cok daha iyi sartlari olan ve size deger veren bir sirkette devam edeceksiniz is hayatiniza.. "Her son, bir baslangictir."
Simdiden 2012 nin size ve ailenize mutluluklar getirmesini dilerim..

Erhan dedi ki...

Fatoş, yazını şimdi okudum. Duruma üzüldüm. Bursa ve çevresinde sağlam bir nüfuzum vardır. İş konusunda eğer izin verirsen yardım etmek isterim. Tabi her konuda geçerli bu yardım talebim. Zaman zaman hayatı resetlemek güzel şeylerin başlangıcı olabilir. Sanırım senin için de böyle olacak. Hatta buna inanıyorum diyeyim. Görüşmek üzere. Sevgilerimle.

bana dair dedi ki...

Gerçekten çok üzüldüm, umarım sana tüm bunları unutturacak harika bir iş bulursun.

UÇAR dedi ki...

Geçmiş olsun...
İşinden bahsedişin beni etkiledi ve okurken iş hayatıma adım attığım ilk işim geçti aklımdan. Stajer olarak başladığım ilk işimde ben de senin gibi 10 yıl çalışmıştım. Benim için bir okuldu orası ve bugün bulunduğum yeri oraya borçluyum. Bu önemli bir duygu ve sen de bunu yaşayacaksın...

Yaşadığın olay gerçekten kabus gibi.
Bir tarafta güvendiğin bir insanın günün birinde "hırsız" olarak karşına çıkması...
bir tarafta, yıllarını, emeğini verdiğin, sevdiğin işyerinden haketmediğin bir şekilde çıkarılmış olman...
bir tarafta seni taktir etmesini beklediğin "yöneticilerin" aslında ne kadar değersiz insanlar oldukları...
Aslında sonuca bakacak olursak ucuz kurtulmuşsun. Seni de bu işin içinde olarak görüp farklı şeyler de yapabilirlerdi.
Geçmiş olsun...

Bu arada sen ne mezunuydun :))
İstanbul'da çalışmayı düşünür müsün?
Evetse özgeçmişini gönder

celal dedi ki...

selam fatoş rahatsız etmek degil amacım aklıma geldi tasadüf blog yazını okudum ve üzüldüm gercekten işinden ayrılman yüzünden
ben celal korayfotografcılık. gecmiş olsun tekrar umarım tekrar iş bulabilmişinidir

nil dedi ki...

haksızlıkları önlemeye çalışırken haksızlığa uğramak inancını kırar insanın, haklısın..ama böyle durumlarda ben hep benim değil de onların kaybettikleri açısından bakmaya çalışıyorum, sonuçta o işyerine emeği geçmiş, dürüst bir çalışandan oldular. ve belki de sen aslında gerçekten istediğin bir işi yapmak için bir fırsat kazandın.. 2012 tüm yenileyici enerjisi ile dolsun hayatına...

raci dedi ki...

Raci Ucyildiz
Fatoş bu olayı yenilgi gözyle bakma,yaşamın sana sunacağı çok daha güzel çağrışımların olacağını unutma.Bu düzen insanın insanca yaşayacağı ortamları yavaş yavaş siliyor.Ama sendeki yetenek var olduça aşamayacağın engel yoktur.Zekandan,dürüslüğünden,güzelliğinden ve yaşama bakışından dolayı insanlar arasında bir tanesin.Unutma dünyada iki tür insan vardır biri ayak takımı,biride beyin takımıdır.Senin sevyeni yeni bir işte dahada üstlere çıkartacak 2012 nin sana başarılı gelmesi dileğimle senin ve Öykü'nün yeni yılınızıda şimdiden kutlarım...

Bekir dedi ki...

Gercekten uzuldum ve 2009 eylulde yasadigim travmayi hissettim...Diyecek birsey yok bu durumda ben farkettigimde esime soyledigim sey" yapan da olabilirdik,sukur ki harama uzanan biz olmadik" dedim.Hala toparlamaya calisiyorum.
Ama en sonunda ben en baştaki gulen fotografina bakip temennide bulunmustum ve temennimi tekrarliyorum:)sagligin ve kizin yaninda olduktan sonra( bir de ben dahil sana kiymet veren ufak insanlar) diger dertler bir zaman sonra aci bir ani ve tecrube oluyo...
Gulen yuzun hic solmaz insallah;)

Asuman Unsal dedi ki...

nemce her şey muhteşem olacak Fatoş cum, değişimler hep sancılıdır ama hep daha iyisi olur, göreceğiz.
bu arada özledim

Okan dedi ki...

fatoş geçmiş olsun, bu dünyada dürüstlüğünmü yoksa dolandırıcılığınmı daha çok önemsendiğini anlayamaz hale geldim...etrafımda gördüğüm ne kadar dürüst insan varsa haksızlığa uğramış ve hakkını karşılığını alamamış. biz millet olarak nerdeyiz, nereye gidiyoruz. sondamıyız yoksa bu bizim için yeni bir başlangıçmı alnalayamadım. umarım bu bizim için sondur eğer bu bir son değil bir başlandıçsa, Allah hepimizin yardımcısı olsun..

Okan dedi ki...

bilmiyorum belki ama bu senin içinde güzel bi başlangıç olabilir, belki yapman gerekenler, görmen gerekenler, başarman gerekenler için bambaşka bir fırsattır. her kötülüğün, her müsübetin arkasından yeni güzellikklerin geleceğine ıslarla inanan azınlıktaki insanlarda sadece biriyim... belki meşhur olmayı bekleyen bir yazar duruyordur karşımda :)))

Selçuk Besen dedi ki...

Gecmis olsun ve yürekten tebrikler. Lanet olsun de ve geç. Eminim bir gün bunun hesabını vereceklerdir.

Mine Altındere dedi ki...

Canım bu düzende herşey normal zaten...Geçmiş olsun...Önüne çok daha güzel fırsatların çıkacağına eminim...

Annen dedi ki...

...MELEĞİM,,bende herkes gibi geçmiş olsun..ve gözün aydın diyorum.Son bir yıldır ne çektiğinizi bizler gördük şahit olduk..Öyle bir ortamdan kurtulduğun için biz babanla mutluyuz..Sen ümidini yitirme yeter ki..çok daha güzel imkanlar çıkacaktır karşına,,sadece sabırlı ol..ve biraz dinlen..On yıldır hiç dinlenemedin..tadını çıkar annenin sabah kahvaltılarının..bu fırsat her zaman geçmez güzel kızım,,insanın eline..bol bol uyu dinlen...Herşeye rağmen unutma..biz her zaman arkandayız ikinizinde...Sizler benim babanın..herşeyimizsiniz..sizi çok seviyoruz..canlarım..:))))

Atik Akgün dedi ki...

Hayırdır fatoş geçen duydum,her sonun bir yeni başlangıcı olur,bir kapı kapanırsa yenisi açılır,hayırlısı ıyı seneler

Görünmez dedi ki...

Hayatınızı ben yaşamış gibi oldum o kadar güzel yazmışsınız ki anlatama...
hepsini bir roman olumasını isterdim...

cinar dedi ki...

hakkaten alnından öp şu Bay B.yi. haketmişler insafsız yöneticiler. bilen değil bilmeyen değerli zaten artık iş hayatında. bildikçe hem tepene daha fazla biniyorlar hem de bildiğin için bütün kötü gözler senin üzerinde oluyor. ne adaletsiz dünya. umarım en kısa zamanda gönlünce bir iş bulur ve eski işinden ayrıldığına çok memnun olursun.

çevrimiçi dedi ki...

yazın çok dramatik
ve sen çok güzelsin