30 Haziran 2010

Bir Festivalin Ardından

.


RAMMSTEIN - RAMMLIED

25 Haziran 2010 Cuma Akşamı

RAMMSTEIN..


Büyük bir sarhoşluk hali gibiydi onları canlı dinlemek benim için..
Heyecandan nefesimin beni zorladığı anlardı sahneye ilk çıkışlarını beklemek..
Yıllardır en büyük hayallerimden biriydi en sevdiğim sesi canlı izleyebilmek ya hani..
Ve ben nihayet, bütün zorluklara, birilerinin hayalimin içine etmeye çalışmasına rağmen oradaydım ya hani..
Nefesimi tutmuş bekliyordum ya …


Tüm ışıklar söndü önce..
Kapkaranlık bir stadyumda bütün sesler de kesildi ya binlerce kişiye rağmen..
Gözün gözü görmediği anlarda başladı ya intro..
Ardından insanların çığlıkları…
Ben çığlık atamadım.. sesim çıkmadı.. nefesimi tuttum..
Ve perde indi..
Ve bir ses..
RAMM…
STEIN…
O nasıl bir sestir..
O nasıl bir sestir..
Albümde yıllardır dinlediğim sesten daha sert..
Daha içime işleyici..
Beklediğimden çok daha muhteşem bir sahne..
Beklediğimden çok daha muhteşem bir ses..
Beklediğimden çok daha muhteşem bir performans..





Her şarkıda farklı bir şov ile birlikte 17 şarkıyı en ufak bir yanlışlık ve aksilik olmadan söylediler..
Ama o şovlar nasıl şovlardı öyle, hala aklım almıyor..
Adamlar itinayla, büyük bir titizlikle emek veriyorlar her şeyden önce konserlerine.. "Bizim sesimiz güzel, bizi seven zaten seviyor" deyip sahneye çıkıp kös kös söylemiyorlar şarkılarını..
Kulaklarınızdan içinize akan o ses ve müzik bütün iç organlarınızı parçalarken, baş döndürücü şovları da gözlerinizden beyninize yerleşiyor..
ve büyük bir bütünlük içinde eriyip gidiyorsunuz..
Ya da o ateşler gibi yanıyorsunuz..
Hep çığlık atasınız geliyor..
Hep Nefesinizi tutasınız..
Ne desem, ne anlatsam az aslında..
Orada olup o enerjiyi, o duyguyu, o heyecanı, o görselliği ve o insanı kendinden geçiren sesi gökyüzünde dalgalanarak izlemek lazım..
Orada olup o büyüyü yaşamak lazım..
Orada olup benim gibi sarhoş olmak lazım..

Her şarkılarını çok net bir şekilde hatırlasam da, hepsine böğüre böğüre eşlik etsem de, sanki 3 şarkı söylemişler gibi kısa geldi ya bana konser..
Sanki on dakikacık sürdü her şey..
Doymadım ya hani..
Doyamadım..
Sanki Başladı… ve Bitti..
Rammlied ile başladı… Ich Will ile bitti..




Benim şarkımı da söyledi ya daha ne isteyeyim..
Ben de tamamına eşlik ettim ya sesimin yettiği kadar..
Sonne…
Evet benim bu şarkıya doyma ihtimalim hiç yok..
Coşku – Heyecan - Mutluluk..
Sanırım tüm bu duygularımın en üst noktada olduğu iki saat geçirdim..
Ölürken bile mutlulukla hatırlayacağım bu iki saat için, bunları sağlayan herkese gönülden borçluyum..

25 Haziran 2010 Cuma Gecesi


Bu blogu kurmama sebep Adam, 7.odanın kapılarını açtıran Adam, yıllar sonra dönmüştü geçtiğimiz sonbaharda .. Ve aynı benim gibi bu sese tutkundu O da.. Ve biz farklı bir süreç yaşarken yıllar sonra, bu konser “biz”e sunulmuş bir armağandı.. Aylar öncesinden alınmıştı biletlerimiz, aylardır beklenmekteydi bu büyük an.. Detayları daha sonra apayrı bir kapanış blog yazısıyla anlatacağımdan şimdilik sadece Cuma gecesinden küçük birkaç detay yazacağım..
Yorumsuz olsun bu bölüm.. Bu konuyla ilgili yorumları gerçek yazısına saklayın siz de..


Konser sonrası Dolmabahçenin bahçesi, yıllar süren tarihi aşkın tarihi bir ayrılık sahnesine tanıklık etti..
Uzun ve Can acıtan bir ayrılık sahnesine..


Ben on gündür süren ve içimdeki sıkıntıdan neredeyse öleceğimi düşündüğüm günlerden sonra, bütün zorlukları aşıp buluşabilmiş ve konsere yine de birlikte gidebilmiş olmanın verdiği rahatlamanın üstüne, en sevdiğim sesi, bana sımsıkı sarılmış sevdiğim kollar arasında, kulağıma akan sevda kelimeleri eşliğinde dinledikten sonra.. öyle bir sarhoşluktan sonra, -alkol da var tabi- bu ayrılık sahnesini, bütün zırhlarımı kuşanıp semsert bir kadın modunda noktalamıştım aslında..
Bu şey gibiydi..
Günlerdir doluyordu bulutlar.. Günlerdir biriktiriyordu içinde yaşları..
Ve aslında planlanan ayrılık anı, bikaç gün erken gelmişti sadece, ama bambaşka nedenlerle..
büyük bir gürültüyle çarpıştı bulutlar.. Şimşekler çaktı.. yıldırımlar düştü.. yaktı.. şimşekleri çaktıran yıldırımları düşüren kadındı.. ama her ikisinin de canı yanıyordu.. Canı yandıkça daha çok şimşekler çaktırıyordu kadın..
Ve git! dedi adama.. Ve gitti adam..
Kadın kaldırıma çöktü.. Başı dönüyordu.. Ve şimşek ve yıldırımlardan sonra ilk yağmur damlası yere düşmek üzereydi artık..
O sırada bir ses duydu.. Bir dostun sesi..
Ayrılık sahnesini kaldırımdan izlemiş ve tam zamanında kadının yanına gelmiş bir ses..
geldi.. ve kadına sarıldı..
yağmur damlası yere düştü..
ardından sanırım kimsenin beklemediği kadar kuvvetli bir sağanak başladı.. kesinlikle durmuyordu yağmur.. gürültülü bir şekilde yağıyordu.. heryeri ıslattı… uzun sürdü.. dost sarıldı.. yağmur dakikalarca yağdı.. dakikalarca..

Adam geri döndü.. muhtemelen uzaktan yağmurun yağmasını seyretmişti çaresizce..
İki bulut yeniden sarıldılar dolmabahçenin bahçesinde..
öylece kaldılar dakikalarca..
bu kez şimşek çaktıracak gücü kalmamıştı artık kadının..
sessizce konuşmadan sımsıkı sarılıp durdular.. dakikalarca..
Sonra ikisi de döndü.. farklı yönlere gittiler..
dostun dediğine göre ikisi de ardına bakmadı bir daha..
Bu bitiş hikayesini ayrıca anlatacağım dediğim gibi..
Beni o gece kaldırımda bulup sarılan, omuz olan destek olan sevgili Erdemime çok teşekkür ediyorum buradan da bir kez daha..


26 Haziran 2010 Cumartesi


Ayrılığın beklenenden önce gerçekleşmesi sebebiyle sabaha kötü uyandım.. Onun gibi yapıp ayrılabilirdim İstanbuldan.. Evime dönebilirdim.. Hayatımda hiçbir konsere tek başıma gitmemiş olmak bir yana, 3 gün boyunca konserleri onunla izleyecek şekilde kurulan hayallerin yıkımını yaşamak da korkutuyordu beni..
Bütün gün kıvrandı içim.. Kararsızlıktan.. korkudan..
Ben bu kuyunun derinliğini biliyordum. Düşersem yine yıllarımın geçeceğini o karanlıkta.. Düşmemeliydim.. Düşmemeliydim..
“Benim bildiğim Fatoş, bu konserlerin tadını çıkarabilmek için hiç kimseye ihtiyaç duymaz” diyordu şu an askerde olan yakın bir dostum telefondan mesajla..
“Mutlaka gel, çıkışta harika bir yere götüreceğim seni” diyordu akşamki dost telefonda..


Gerçekten de iki yol vardı o an önümde..
Ya bütün cesaretimi ve gücümü toplayıp konserlerin tadını çıkaracaktım tek başıma.. Ya da düşecektim o bildik kuyuya..
Siyahlarımı giydim yine..
Vapura bindim.
Ve stada gelip hiç düşünmeden daldım konserlerin içine..



MANOWAR !!!!

O yaşta o nasıl bir enerji adamlarda, nasıl sıcak sanki bizden birilermiş gibi bir atmosfer stadyumda.. Nasıl güzel bir ses sistemi..
Warriors Of The World şarkısı ile birlikte artık ben, içinde bulunduğum ruh halinden tamamen sıyrılmış, şarkıya böğüre böğüre eşlik etmeye ve kafa sallamaya da başlamıştım..
Yine içim kanmadı yine defalarca bu şarkıyı söylesinler istedim :)
Gittim kendime bira bile aldım..
Elbette Rammstein kadar değil ama çok sağlam eğlendim Manowar konserinde.. İçimde hiçbir burukluk olmadan.. sadece müzik.. sadece böğürtü.. ve sadece stadyumdaki o müthiş enerji ile gücümü toparladım..
Manowar ve uzun uzun yaptığı Türkçe konuşma eğlencenin başladığını gösteriyordu..
Akşam çıkan Accept grubu peki dinlediğim bir grup olmamasına rağmen yine de sonuna kadar çok eğlendim gece..
“Taksimde devam edelim” diye gelen mesaja “Kesinlikle” diye cevap verdim..


Bu öyle bir müzik ki rock.. dinledikçe yetmiyor.. dinledikçe doymuyor insan.. hep daha çok istiyor ruh..
DoRock diye bir yere götürdü Erdem beni.. Aman Allahım o nasıl bir yer öyle.. Festival halt etmiş yanında.. Karanlık.. Sigara dumanı.. ve İnanılmaz güzel böğüren bir grup.. Buz gibi Bira.. Kaç saat kaldık orada ben kaç saat daha böğürüp kafa salladım o kadar konserin üstüne inanın bilmiyorum.. Çok yorulsam da, o müziği bırakıp gidesim gelmiyordu..
Erdemin arkadaşlarıyla da karşılaştık orada.. Cimbakukaya da buradan selam ediyorum :)
Öyle aç çıktım ki DoRock tan.. ne bulsam yiyebilirdim sanırım.. günlerdir aç geziyordum üstelik.. Bol limonlu midye dolmaları da götürdükten sonra yorgunluktan bitap bir halde dönebildim eve sabaha karşı..


27 Haziran 2010 Pazar


Sabah .. ne sabahı öğlen.. daha yeni uyanmıştım ki Kardeşim ve Gizem gelip beni aldı ve birlikte kahvaltıya gittik.. Biraz alışveriş yaptık eve döndük ve ben on dakikada hazırlanıp çıkmalıydım.. 4 grup izleyecektim çünkü.. hızlıca siyahları giyip taksiyle geçtim karşıya..

Anthrax… Megadeth… ve Slayer 
ın ardından , neden DEV olduklarını kanıtlarcasına bir konser ile 2.5 saat sahnede kalan METALLICA




Pazar gecesi artık boynum tutulmuştu ve vücudum sallanmaktan ve zıplamaktan ağrıyordu..
Ama doydun mu derseniz kesinlikle kesinlikle hayır derim..

Bana göre bu festivalin 3 büyük devi vardı:
Rammstein
Metallica
Manowar
Ne yazık ki Megadeth de ses sisteminde sorun vardı, yoksa onlar da çok iyilerdi..
Festival öncesindeki Fatoş nasıl tutkundu ise bu müziğe.. Festival sonrasındaki Fatoş bin kat daha fazla tutkun bu müziğe..
Bir gün çok zengin olursam tek yapacağım şey bütün dünyadaki konserleri gezmek ..
Rammstein nereye ben oraya :)))


Seneye bu festivali 3 günden daha fazla olsun istiyorum..
Kesinlikle sevgiliyle değil arkadaşlarla gidilmeli diye not düşüyorum bu tür festivallere.. O olmazsa yalnız bile güzel..
Rammstein ı her sene getirsinler Türkiyeye nolur nolur nolur..


İyi ki Rock var.. ve ben iyi ki bu müziği damarlarımda bile hissedebiliyorum..
Rammstein ın açılış şarkısını seçtim bu yazım için..
Konser ile ilgili fotoğrafları ve videoları da fırsat buldukça Depoma yükleyeceğim.. Mutlaka bakın özellikle Rammstein ınkilere:)
Benim çektiğim videolardan hayır gelmez gerçi.. ses iyi ama görüntü hep aşağı yukarı sallanıyor.. İnsan bu müziklerde sabit duramıyor ki benim suçum yok :)
İlk fotoğraf tabiiiikiii fotoşop :) Yaklaşabilmek ne mümkün Till beye..
Arkadaşa dedim ki: "biten hikayemin kahramanının kafasını kesip hiç bitmeyecek hikayemin ramstaynımın kafasını koy onun yerine".. Sağolsun o da harika bir iş çıkardı :))

Müzik…
Rock..
Benim daima içimde..
Hiç susmayacak… 


30 yorum:

Adsız dedi ki...

Kızım sen bir manyaksın. En alttaki fotoğrafında da manyak güzel çıkmışsın :) Metallica konseri sırasında mı çekildi o fotoğraf?

Çok şey söylemek isteyip susuyorum.
Konsere benimle birlikte gitseydin görecektin eğlencenin dibine vurmak nasıl oluyormuş :P

Evren dedi ki...

seni okurken, yıllardan yıllara, anlardan anlara sürüklendim. herşeyi dibine kadar yaşamana hayranlıkla eşlik ettim.
bir omuza ihtiyaç duyduğunda yanında olan dostların da sen de ne kadar şanslısınız.
herşey çok özel ve güzelmiş...
sevgiler...

banu dedi ki...

benim de tanık olduğum, konser öncesinde yaşadığın onca sıkıntıya ve kaosa rağmen, ve orada da yaşadıklarına rağmen, herşeye rağmen gidip sevdiğin müziğin tadını doyasıya çıkarmana ben hiç şaşırmıyorum, çünkü bu sensin, içinde varolan yaşama tutKusu hiç bitmeyen kadın....
Fotoğraflar ve senin konser dönüşü gözlerindeki rahatlamış (o yağmurlar sonrası açan güneş misali) parıltı süper....

kara kitap dedi ki...

okurken heyecanlandığım,çok istediğin bir hayalini gerçekleştirdiğin için mutlu olduğum, senin gözyaşlarının aktığı yerde benim de gözlerimden yaşlar süzülen bir yazı yazmışsın.aklımda kalansa, neden?neden mutluluğumuzu hiçbir zaman doyasıya yaşayamayız,güzel bir şey niye yanında üzüntüyle gelir,neden?

epoch dedi ki...

Kaçırılmayacak bi bi olaydı ama kaçırdım. Bizim yerimize de eğlenmişsindir umarım. Bi daha ki sefere artık diyorum ve kahroluyorum....
till de yakışıklıymış hane ;)

M dedi ki...

İnsan kaç yeni hayat sığdırabilir ki bir hayata :) bu en yeni hayatına bir katkı yaptı ise söylediklerim mutlu olurum. Kimsenin tapusu kimsede değil. Keyif alabildiğimizi yaşayıp kendi ruhumuzu ve bedenimizi yücelteceğimiz bir yaşam yakışıyor bu saatten sonra.
Bu saatten sonra ne kadar az yük, o kadar rahat yaşam :)

YALNIZLIK OKULU dedi ki...

Madem sen çok fazla girmemişsin kapanışa bende girmeyeceğim...Sen kapanış yaptığın zaman yazarız bizde içimizdekileri...Pazarın gelişi cumadan bellidirin en güzel örneğiydi konserler cuma başlayıp kafa sallamaya pazartesi sabahı hala kulaklarımızın içindeki bateri sesinden çoşkumuzu anlatmaya tarif bulumamız bu yüzdendir.Hem dibe vuruşunu (dibe vurmak iyidir çoğu zaman) hem yükselmeni sağlam fatoşu görmenin onunla keyifli saatler yaşamanın kah omzuma düşürdüğün bulutun yağmurlarına içten içe eşlik ederek kah yorgunluktan yürüyemiyecek halde bile olsak gittiğimiz barda saatlerce eğlenirken kah istiklalde midye dolma tepsisini bol limon ile bitirmeye çalışırken seninle olmak güzeldi...Sert kalıp taviz vermiyoruz...Rock you!

Not: Daha çok yazmak istiyorum çok şey var anlatılacak ama sırası ve yeri değil...

Nik dedi ki...

Vay..az önce okudum yazını ve içimi tarifsiz bir hüzün kapladı...çocukluğumun efsanesi Metallica yı Türkiye'de hiç canlı performansla dinleyememiş olmamın hüznü..bu hüznü daha da derinleştiren Rammstein gibi her zaman ilk 3 te olacak dev bir grup, Megadeth,
Manowar, Slayer gibi diğer efsaneler sahnede küfredip, böğürüp, çoşarken ben tüm hafta boyunca gece yarılarına kadar üretimle, müşterilerle boğuştum...herşeyden kopmuş haldeyim, bi ayarım yok ya çok çalışıyorum ya hiç! yazından az da olsa konser havası almış bir haleti ruhiyeyle üretim sahasına giricem...akşamları koşmaya vaktim olsa ipod ile şırınga edicem ama...neyse..karışık duygular içinde geçmiş olsa da konser haftan, eminim ki deymiştir herşeye...bu arada Tim amcamla foton pek bi enteresan rock you :))

Arzum dedi ki...

yazdıklarından cok etkilendim. nedense soyleyeceklerim takıldı bogazımda. sen cok renkli bir kisiliksin. seni takip etmek cok dallı bir agac:)

karanliklar dedi ki...

seni mutlu eden her kimse ona sonsuz teşekkürlerimle..

esen kal...

beyazmavi dedi ki...

ee,ben ilk resmi gerçek sandım :))www.tineye.com dan bakınca adam ayrı bir yerde,sense yok;

demekki gönüller bir olunca resimlere bir olur;o kadar zor bir olaymı yanyana gelmek ;)
yazının ilk kısmını okudum,diğer günlere geçemedim,tarifsiz bir şeyi tarif ederken buldum ramsteyn (paste RAMMSTEIN)konserinde.

sağlıcakla hoşçakal ve paylaşım için teşekkürler,gitmiş kadar olmasada gidermiş gibi oldum :)

buzlu viski dedi ki...

haydaaa, bitti mi şimdi yani gerçekten yılların hikayesi?
hayırlısı olsun güzelim.
ben senin açından iyi olduğunu düşünüyorum.

ecish bucush dedi ki...

Kelimelerin kifayiyetsiz kalıcağı cümlelerle karşı karşıya kaldım. Neden Niçin Niye demek bile zor geliyor şuan sana.
Böyle bir tarihi ve büyülü mekanın(dolmabahçe) içinde sıkışıp kalmış , zamanın durduğu anları zamanı gelince nasıl paylaşıcaksın bloğunda merak ediyorum. O semsert halinle nasıl başa çıkabildin merak ediyorum. Başka hiç bir şey demicem. Sadece yazını bekliyor olacağım.

O gün seni hayal ettim. Kuduruyordur şimdi dedim. Bekliyordu aylardır dedim. Meğersem nasıl bir fırtına kopuyormuş nasıl bir iç karartısı bürümüş içini. Üzüldüm o mesajı attığım için. Ama bir yandan da çekebildiğin o resimleri görünce yine de iyi ki oradaymış dedim. Herşeye rağmen.
Neden niçin kim niye?? bunları emin ol merak ediyorum fakat senin bunu benimle paylaşacağın rahat bir sürece en kısa zamanda geleceğini de biliyorum.

Herşeye rağmen o zıplamaktan ağıran boyun ağrılarının tadını çıkardığını zannediyorum :))
Fazla uzatmicam konuşmayı. Bu konuyu. Resimlerdeki yüzün ve tebessümünü de :))

Sen her zaman güçlüydün. Bana anlattığın Fatoş HİÇ DÜŞMEZ. sen bir karar verdiysen doğrudur. Neyin kararını yalnış verdin ki?? Özgürlüğün senin bir parçan. Seni harika yapan bir parçan. Böyle düşün bi de ... sen harika birisin harika bir annesin harika bir yazarsın harika bir sevgilisin hatta harika bir aşksın... bunuların hiç birini kaybetme.

En kısa zamanda çok derin ve birikmiş konularla buluşucaz:)

sevgiler

flash dedi ki...

birçok sevinci ve hüznü birlikte yaşamışsın ama rock festivalinden mutlu dönmüşsün yine de :)

Cimbakuka dedi ki...

Tanıyamamış da olsanilk başta Cimbakuka selam eder :))) i love \m/..\m/

U.E.T dedi ki...

öncelikle bu "bir festivalin ardından" başlığını beğenmedim çok eksik kalmış kanımca zira festivalden çok öte bişi bu ya hele ki paylaştığın kadarıyla öncesinde çekilen eziyetler, balkanlardan gelen kötü havalar sonrasında her bulutun düşmanı güneş. evet bu festival değil sanki bir hayat özeti gibi daha çok. ve mutluluk çok sevindim adına keşke bir antalya tatiline vazgeçmeseydim dedirten güzellikte bir paylaşım olmuş..

Yosun dedi ki...

Yedincioda'm sabah okudum, içim bir tuhaf oldu.. yorum yazamadım ağladı ağlayacak bir hal kapladı içimi tüm gün.. böyle mi olmalı ya, hep mi üzülmeliyiz, ne hakkı var seni üzmeye..., öyle ama di mi sonunu bile bile atılıyoruz, bizim gibi kadınların yaşayacağı hep bu mu?, aylardır beklediğin böyle bir konserde.. neyse bilmeden bir şey yazmayayım, kelebeğin ömrü kadar mı bizim mutluluğumuz, sabun köpüğü kadar mı, oysa yanındayken , her şey ne kadar gerçek, hiç bitmeyecek gibi,..,

aşk tutsaklığı göze alabilecek kadar özgür bilinçlerin işidir.

Gide.., şimdi yeni gün, yeni gece,

Dorock çok sık gittiğim bir mekan, her Taksime çıktığımda mutlaka uğrarım, bilseydim o gece konser çıkışı yanında olurdum...
Uygun olduğunda ararsın, ...

yeniye, yeni ufuklara hadi bakalım, ... ,

geleceğim mutlaka yanına...

Adsız dedi ki...

Blogunu ilk kurduğun günlerden beri seni hayranlıkla izleyen, yaşadığın olaylardaki duruşun karşısında her zaman "helal olsun" dediğim bir kadındın. Beni yine şaşırtmadın. Herşeyin hakkını vererek yaşaman karşısında da, cesaretin karşısında da ve dobralığın karşısında da saygı ile eğiliyorum.

Abi dedi ki...

bir düş gerçekleşir.
bir gerçek, düşe dönüşür.
hayat böyle gerçekleşmesini dilediğimiz düşler ve bitmesini istediğimiz gerçekler arasında gider gelir.
benim gerçekleşmesini istemediğim bir düştür; kafamın fotoşopla kesilip yerine bir şarkıcının kafasının konması. ben o kişi olsaydım, üzülürdüm gerçekten.

Rock'tan daha üstün bir müzik bence de yoktur.:)

çocuk dedi ki...

herşeyden öte, sen, senin için olan, sana ait olan, içinde kocamaaan olan şeyi yaptın.

tüm hayal ettiklerin,
bak orda,
gerçek :)

Kouider Mosraa dedi ki...

you are very sexy i want to know you in order to build a relationship with you i have 35 years old i m tunisian

monochromatic dedi ki...

Yazını büyük bir keyifle okudum..Fest' ile ilgili yazdıkların orada oluşan sinerjiyi fazlasıyla yansıtıyo ki yinede orada olup o atmosferi sek içmek daha yerinde olur;)Dostlarının eşlik etmiş olması gecenin DorocK'ta taçlandırılması da zirveye taşımış haliyle o günü.Eğlendik;eğlendn;eğlenmeye devam;) (bu arada Megadeth'teki ses sitemi harbi etkilydi ama SLayer erken çıkmamalıydı bence)

murat kalaç dedi ki...

rammstein dilerim hep senin için çalar, carlos santana benim için... ve daha kimbilir anlattığın gibi ne yağmurlar göreceğiz. sanırım ikimiz de çok fazla yorgunuz hayattan ama her darbenin güçlendirdiği birde yürek yapımız var:) o zaman bırakalım yağmur yağsın... sevgiyle, dostlukla, güzel geceler sevgili fatoş...

Adsız dedi ki...

Hah şöyle!
Artık yazlık haberler alalım senden.
Güzel film şarkı önerileri, gülümseten hınzırlıklar :P
Yeter b kadar dert tasa :)

Adsız dedi ki...

http://mugeyadamuge.blogspot.com/2010/09/ogrendim-yazyor-7.html

Karanlıklar dedi ki...

fatoş ben daha yakışıklıyım ya :)
sesimde fena değil aslında :)

Öznur dedi ki...

fatoşçum şunu itiraf ediyorum sahne kostümlerr gerçekten harika eminim performansta öledir ama sadece azcık tip işte ;-)

Ferhat dedi ki...

Süpermiş be :)) çok üzgünüm gelemedim ama gerçekten festivalde tek dinlemek istediğim grup oydu fatoş ....
Artık bir dahaki sefere :)

Emre dedi ki...

şaka gibi ya, helal sana :))

Reha dedi ki...

hayranlarından biri ve meraklı, hevesli, heyacanlı bir okurun olduğumu bilmeni isterim.. bunun böyle olmasından ötürü de çok mutlu olduğumu..
yalnız insan hayranı olduğu birini kıskanmaz.. çünkü onu zaten kendinden üstün, kendindne yüce kabul eder.. normalde seni kıskanmamam lazım ama ben seni bu sonisphere konusunda gerçekten kıskandım!!! bir an dönüp kendime baktım.. acınacak haldeyim..1993 guns'n'roses ve metallica konserlerinden sonra, açık havada jethro tull'ı seyretme şansım oldu.. sonra 1998'de moskova'da deep purple.. arada byran adams, chris de burgh gibi ikincil önemi haiz konserlerde de bulundum ama işte sonisphere!!! üzgünüm.. şu lanet olası 3. dünya vatandaşlığı ve vize problemleri.. yoksa git başka bir ülkede seyret.. illa türkiye'ye gelmelerini niye beklersin ki.. ben geçen bu 14 yılı ancak bu tür alternatiflerle telafi edebilirim.. :((
iron maiden güzel bir start up olur..
(31.03.2011)