21 Temmuz 2008


Önce tavsiye etti, sonra bende olmadığını öğrenince sağolsun çekip gönderdi Levent, bu değişik ve eğlenceli bir kara mizah anlayışına sahip 2006 yılının ödüllü bağımsız filmini :)
Wristcutters: A Love Story

Pasaklı ve dağınık bir erkek öğrenci evi görünümündeki bir evde gözlerini açıyor kahramanımız Zia filmin başında..
önce evi bir güzel pırıl pırıl yapıyor sonra kendisini ve ardından banyoya gidip bileklerini kesiyor..

Sevgilisi yüzünden mi yoksa yaşamın monotonluğu yüzünden –bu daha kuvvetli bir ihtimal- mi intihar ettiğini çözemediğim Zia ölüp kurtulacağını sanıyordu belki ama onu gerçek yaşamdan çok daha sıkıcı, hiç kimsenin gülmediği, espri yapmadığı, yıldızları olmayan bir gökyüzüne sahip ve sadece intihar edenlerin yaşadığı(?) yepyeni bir dünya bekliyordu..
sanki hayatın daha da sıkıcı bir versiyonu gibi..
öyle ya sonuçta sadece intihar eden insanlar var burada..
yaşamdan bir şekilde vazgeçmiş insanlar..
düşünün nasıl gülümseyen bir yüz olabilir ki ortalıkta..
Zia bir daha intihar etmeyi düşünüyor ama daha da kötü bir çukura düşeceğinden korktuğu için yapamıyor..

Ve bir süre sonra sevgilisi Desiree nin de ondan bir ay sonra intihar ettiğini öğrenince başlıyor onu aramaya..
yanında sahnede gitarına bira dökerek intihar eden bir rock şarkıcısı düşüyorlar yollara..


sonra onlara bir otostopçu kız Mikal ekleniyor..
o ne güzel bir kız yaf :)
bu güzel kız da buraya yanlışlıkla geldiğini, intihar etmediğini aşırı dozdan öldüğünü ve hatta keş olmayıp hayatında ilk kez eroin kullandığını iddia ediyor ve bu krallığın yöneticilerini arıyor yanlışlığın düzeltilmesi için..

devamını detaylı anlatmayayım..
herkes sonunda istediğini buluyor..
Zia, Desiree yi buluyor..

Mikal yöneticileri..
rock yıldızı istediği gibi bir aşkı..


Amma velakin sevimli yol arkadaşlarının arasında gelişen o tatlı insanı gülümseten yakınlık her şeyin rengini değiştiriyor ..

olması gerektiği gibi..
ve filmin sonunda sürpriz bir gelişmeyle sanki bambaşka bir masal başlıyor..
siz de öyle yüzünüzde gülümseme bakıp kalıyorsunuz ekrana film bittikten sonra bile..
hatta bir süre kendi hayatınıza dönmek istemeyip o yeni başlayan masalı da izlemek istiyorsunuz..
müzik hala devam ediyor..

Müzik deyince..

soundtrack albümü da müthiş Bilek Kesenler: Bir Aşk Hikayesinin..
Joy Division dan Gogol Bordelloya uzanan keyifli şarkılar var..
ve bu arada filmin oyuncuları arasında Tom Waits de var unutmamak gerek :)

Mikal in film boyunca harf ve kelime oyunlarıyla yaptığı küçük hınzırlıklara ve en çok da “save us messiah” yazan tabelaya bir H harfi ekleyerek “shave us messiah” a çevirmesine bayıldım..

Ve filmden bikaç replik:

Kneller rolündeki Tom Waits anlatır:
Bir zamanlar eğri bir ağaç ile dik bir ağaç varmış. Yan yana büyümüşler. Dik ağaç eğri ağaca her gün şöyle dermiş: “Eğrisin sen! Hep eğriydin ve eğri kalmaya devam edeceksin. Bana bak, bana. Ben uzunum ve dik duruyorum.” Sonra bir gün oduncular ormana gelmiş ve etraflarına bakınmışlar. Ve ekibin şefi şöyle demiş: “Dik ağaçların hepsini kesin!” Ve eğri ağaç orada kalmaya devam etmiş. Güçlenmiş ve daha da acayipleşmiş.

Rus Rock şarkıcısı bizim Zia ya kadınlar konusunda akıl verir:
Ne zaman ki bir hatundan “Hemen dönerim” duydun, o hatuınu sil adamım. Hep dangalağın birinin peşinden giderler.

Ve filmden bana kalan replik:
Sen ne kadar çok istersen o kadar gerçekleşmez. Öte yandan, şayet bir önemi yoksa gerçekleşir. Uğraşmazsan çabalamazsan bi bakmışsın olmuş bile..

(GOGOL BORDELLO - THROUGH THE ROOF 'N' UNDERGROUND)

25 yorum:

YALNIZLIK OKULU dedi ki...

kuzum önce güzel olmuş blog sana kırmızı yakışıyor :)))

sonra ben bu film istiyorum...

stafford loans dedi ki...

That is very nice idea.


stafford loans

Müşkülpesent dedi ki...

Bu filmi hemen edinmem gerekiyor sağol fatoş bilgilenidrdiğin için :)

ali aydın dedi ki...

gecen ay izledim tatlı filmdi

lottery draw dedi ki...

Baw ah, kasagad sa imo maghimo blog. Nalingaw gd ko basa.

EPOCH dedi ki...

bence de kırmızı yakışmış...
filmi 1 senedir bulup izlicem ama kısmet olmadı daha...

7.oda dedi ki...

Yalnızlık Okulu; bence de yakışıyor ve ben kırmızıyı seviyorummm :) filmi haftaya çeker gönderirim

Müşkülpesent; kesinlikle senin izlemen gereken filmlerden :)

Ali Aydın; nasıl yüzünde gülümseme bıraktı mı senin de?

Lottery Draw; he he evet aynen dediğin gibi kabul ediyorum :)

Epoch; hallederiz haftaya :)

Oguz ASMA dedi ki...

filmi edinmek istedim bir an önce... 2. replikde kaldı aklım...

Bekriya dedi ki...

"Sen ne kadar çok istersen o kadar gerçekleşmez. Öte yandan, şayet bir önemi yoksa gerçekleşir. Uğraşmazsan çabalamazsan bi bakmışsın olmuş bile.."

gerçekten öyle olur çoğu kez ama yine de istemek ve istediğin şey için çabalamak kutsaldır ne olursa olsun.bunu bilir bunu söylerim.

kırmızı çok güzel olmuş,hoşgeldin şükür mü diyeyim :))

7.oda dedi ki...

Oğuz; film o 2.repliği iki kez de kanıtlıyor üstelik.. bir kadın durup duruken yanından kalkıp "hemen dönerim" diyerek gidiyorsa bil ki geri gelmeyecek hehe :)
film için mailime adresini göndermen yeterli :)

Bekriya; evet evet mucizeler hep bu yüzden hiç beklemediğin anlarda gerçekleşir, beklemesini deli gibi arzu ettiğin zamanlarda değil :(
şükür mü diyelim bilemedim, her haftasonu gidiyorum yine koşturmaca hayat devam valla sürekli yolculuk ve koşturmaca :)

Bekriya dedi ki...

ya mucizeyi insan kendi yaratır aslında,gökten gelmez hiç bişey.biri bişeyi hakediyosa eğer mutlaka alır er ya da geç.hem beklenmedik zamanda gelemsi daha iyidir:)

küçük hanım merak eder,özler git tabii.yorucu olur ama olsun değer bence:)

fish dedi ki...

"....Sen ne kadar çok istersen o kadar gerçekleşmez. Öte yandan, şayet bir önemi yoksa gerçekleşir. Uğraşmazsan çabalamazsan bi bakmışsın olmuş bile.."

hah işte bu..hayatımın özeti, kabusu, şekli, şemali, oluru, olacağı....

nedir benim bu çektiğim yahuuu...

neyse kendimi bırakıp filme döncek olursam sırf bu replik için bile izlerim ben bunu..

ayrıca evet hemen dönerim diyen sadece hatunu değil herkesi unutacaksın...
o an gidişe çğlık atmayıp susman için demiştir kesin...test edilip onaylanmıştır efendim..

DIAGONAL dedi ki...

senin aklında kalan replik genel için de geçerli olan bir şey demekki bende dahil daha bir kaç kişininde aklınd akldığına göre

tşkler paylaştığın için güzel bir film e benziyor edinilsin izlenilsin faydalanılsın....


yüreğinle kal

Vladimir dedi ki...

O son replik buraya yorum yazanların ortak paydası olmuş neredeyse. Beni de etkiledi, şöyle bir düşününce hepimizin kişisel tarihinde bu sözü ispat edecek bir şeyler var sanırım.

Bu filmi son İstanbul seyahatimde edinmiştim sırasının gelmesini bekliyordu, bu yazıyı okuduktan sonra ilk izlenecek film haline geldi bir anda.

petunya-egzotica(candies) dedi ki...

Sadece bir kaç dakika önce aynı şeyler,kafamın içinden geçerken birden karşılaşınca hem hoşuma gitti,hemde içim burkuldu...
Aslında ben hep tam tersini düşünürdüm.Ne kadar istersem ,okadar evren benimle
işbirliği yapardı.Ama galiba yanıldım...

Marco Stanley Fogg dedi ki...

selamlar; sıradan herhangi bir aşk için bile herzaman ölmelidirler derler hep tarihsizliğin önemsizliklerin de saçma arşivlerin de korkaklar, ama işin özünü veya gerçeğini ve de içeriğini bilemeden sadece sevgili onsuzluğun yokluğunu ve de yalnızlığını hissederek öylesine önemle ölebilmeyi göze almak ise sadece basit bir saf kahramanlık adı altında yine de o anda çok anlamlı son aptallığın inanmışlığın da yine de eski ya da yeni aşklara kurtuluş adın da sadece iyimserce hiç ölmeden yaşayarak ve de görmeyi bekliyerek inanmaktır belki de hiç bilemeden yepyeni umutlarla hep ölüp tek olanı sonsuza kadar severken bilmeden karanlık yolsuzluklarda.Saygılar.

atesinsesi dedi ki...

Jack Kerouac'ın Yolda romanıyla geçen zamanlarımı anımsadım şimdi,sonradan bu yazarın amerikada aşırı sağcı politikaları desteklediğini öğrendiğimde bkowskinin küfürleri bile yetmemiştiya neyse...

bu filmide merak ettim açıkçası,ama sadece merak...gidip bulup izlemek işin eylem kısmı

sevgiyle

cinar dedi ki...

Ben de çok beğenmiştim bu filmi. Çakıl'ın tavsiyesiyle edinmiş ve hemen seyretmiştim. Yazdıklarınla tekrar seyretmiş gibi oldum, iyi geldi sabah sabah :)

sinderellaaa dedi ki...

güzel bir film sanırım!inş bulabilirsem izleyeceğim!film i tanıttığın için teşkkürler!

şule dedi ki...

cok aklim kaldi bu filmde, en kisa zamanda seyredilmesi gerekenler listesine eklendi bile :)

efrasiyab dedi ki...

Ne zaman ki bir hatundan “Hemen dönerim” duydun, o hatuınu sil adamım. Hep dangalağın birinin peşinden giderler."

kesinlikle katılıyorum:)

Müşkülpesent dedi ki...

Filmi izlemiş bulunmaktayım :)Film içindeki ayrıntılar güzeldi.Beni bir filmle daha tanıştırmanın sevincini yaşayabilirsin :)

epoch dedi ki...

TESPİT ETTİM...hakkaten de filmin sonunda yüzünüzde bi gülümseme oluyor..

Biraz dedi ki...

Film utopikti ve seyredilebilirligi yuksek bir filmdi. Filmden aklimda en cok kalan soz ise zamaninda oyle olduguna da inandigim senin de yazdigin sozdur...
"Sen ne kadar çok istersen o kadar gerçekleşmez. Öte yandan, şayet bir önemi yoksa gerçekleşir. Uğraşmazsan çabalamazsan bi bakmışsın olmuş bile.."
Arabanin altindaki kara delik ise guzel bir metafor olmus...en asik suratli zamanlarda bile bir cikis vardir demek gibi olmus...

banu dedi ki...

film süperdii biraz geç oldu izlemem ama oda senin sayende oldu hemde hiç akılda yokken.hala filmi hatırladıkca yüzümde bi tebessüm oluşuyo.talha gelince ilk izletceğim filmlerden biri.