25 Kasım 2007

30 gün gece


Hazır adım psikopata çıkmışken ve ben testere amcamın filminden sonra gaza gelmişken etraftaki bütün kanlı filmleri izleyip bitirmeye karar verdim :)
Duydum ki sinemalara 30 Days Of Night gelmiş..

hiç tarzım değildir aslında wampir filmleri..
gerçek olamayacak şeyler olduğunda bir filmde, o filmi tam olarak hissedememe gibi yani özdeşleşememe gibi bir sorunum var benim..
Wampirlerin varlığına da inanmadığımdan olsa gerek işte öylesine izlediğim filmlerdendir tür olarak..
amma velakin wampir filmleri deyince de 1992 yapımı başrollerini Gary Oldman’ın ve Winona Ryder in oynadığı bir Francis Ford Coppola filmi olan Bram Stoker’s DRACULA yı buradan sevgiyle anarım..

hala izlediğim en iyi wampir filmi olma özelliğini korumaktadır kendisi..
gerek müthiş oyuncuları ve oyunculuklarıyla gerek muhteşem soundtrackiyle gerekse wampir felsefesinin mükemmel işleyişiyle..
bir wampirella olsaydım, sonsuza kadar benimle birlikte olması için, ona da ölümsüzlüğü vermek için kimi ısırırdım diye de uzun zaman kafamı kurcalayan bir soruyu içime düşüren filmi şiddetle tavsiye ediyorum..


gelelim Cuma gecesi gittiğim wampir filmine…
onlar nasıl bir wampirdi öyle yahu !!!!
amaçları sadece kan olan aç wampirler..
hızları ve güçleri inanılmaz !! ama gerçekten inanılmaz !!
hani dracula da ki gibi bir aşk bir felsefe bir mücadele falan umarak gitmeyin sakın filme..
filme sadece yerinizden sık sık zıplamak ve ürkmek istiyorsanız gidin..
senaryoda çok fazla çatlak var fazla sorgulamayın :)

Alaska da tam bir ay güneş doğmayan bir kasabada yaşanıyor hikaye.. 30 gün boyunca güneşsizliğe ve aşırı soğuğa dayanamayacak olan kişiler bir aylığına terk ediyor kasabayı.. kalanlar da kana susamış wampirlere yem oluyor.. ama ne hikmetse bir aylığına kasabasını terk eden hiç kimse geride bıraktığı kocasını falan hiç ama hiç aramıyor bu süre içerisinde.. hatta değil giden kişiler, bu kasabayı hiç kimse aramıyor.. oraya otobüs uçak seferleri bile olmuyor.. bir ay elektrikleri kesik, telefonları kesik kasabada kalanlar birer birer geberiyor.. hatta bazen birer birer değil resmen katliam şeklinde de ve bol kanlı geberme sahneleri mevcut..
oyunculukları da çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim.. senaryoda da dediğim gibi çok fazla gedik var.. aşk yok meşk yok felsefe yok… sadece kan.. sadece acıkmış wampirler var..
ama filmin temposu şahane !!!
kaç kere yerimden zıpladığımı hatırlamıyorum film süresince.. –ki ben yani-
makyajlar çok iyi..
o moron suratlı wampirin görüntüsü filmden sonra gece boyu gözümün önünden gitmedi hani.. çığlıklar ise of of hakkaten şahane.. o wampirella kadının attığı çığlıklar hala kulaklarımda çınlıyor..
adrenalin istiyorsanız mutlaka gidin derim.. David Slade iyi iş çıkarmış aslında.. çekimler falan da çok iyi.. soğuğu bile hissediyor insan.. senaryo daha özenle yazılsaymış ve başka başrol oyuncularıyla çok daha ses getirecek bir film olabilirdi..

bi de söylemeden edemeyeceğim.. sevgili başrol kahramanımız şerif Eden, yahu hazır wampir oldun, hazır kötü wampiri de öldürdün, hazır sevdiğin kadın da sana geri dönmüşken niye onu da ısırıp wampirella yapıp sonsuza kadar birarada kalmak dururken gündoğumunu bekleyip kül olup uçtun?? hani ben bu kısmı asla anlayamayacağım..

ve bu arada tempo çok iyiydi ben sık sık yerimden de zıpladım diyorum ama, sevgili Orhan yan koltukta bir ara uyukladı bile !!! hani bir dipnot olarak belirteyim. :)

geçen hafta; içinde ilginç de bir oyun (rammstein+yol) barındıran harika bir geceden sonra kardeşimle sohbet ederken uyuyakalmışım sabaha karşı.. senede bir yada iki kez rüya görürüm ben .. o gece sanırım içimde bir yerlere ittiğim gizli psikopatlığım resmen birini dövmek şeklinde ortaya çıktı :) o gece değil o kızı düşünmek aklımın ucundan bile geçmedi kendisi ama bir yıl kadar önce bu sözkonusu şahsiyet (benim en yakın dostlarımdan biri iken kendileri) bir markette, olmaması gereken bir kişiyle, olmaması gereken samimiyette görülmesi neticesinde içime ilk düşen psikopatlık kışkırtmalarına bir de son zamanlarda beni gördüğü yerde birine haber vermesi ve sitemde okuduğu yazıları da yine birine ispiyonlaması haberleri eklenince … eeee sen de fazla kaşındın deyip rüyamda hallettim işini :) ahahahaha .. rüyamı anlatmayayım hakkaten psikopatça bir rüyaydı :)
şimdi sorun şurda, geçen hafta bu filmi izlemiş değildim henüz.. testere amcamın etkileri vardı üstümde.. sağlam bi dövdüm kızı biraz işkence yaparak.. şimdi bu wampir filmini de izledikten sonra bir dahaki rüyamda artık kıza ne yaparım bilemiyorum :)


(H.I.M - VAMPIRE HEART)

12 yorum:

gece yağmuru dedi ki...

vampirler nedense banada çok yakın gelir.kurt adamlara tercih ederim yani:)) Ama hem kadro hem de senaryo olarak hala arşivimdeki tartışmasız en iyi vampir filmi vampirle görüşme.sence de unutulmaz değil mi?...

Abi dedi ki...

vampirle görüşme'nin müziklerini de unutmayalım lütfen..:)

ahmet yavuz dedi ki...

şimdi bende düşünmeye başladım acaba kimi ısırırdım diye.

7.oda dedi ki...

GeceYağmuru ben izlemedim Vampirle Görüşmeyi :(. benim favori wampir filmim bahsettiğim gibi dracula idi. ama merak ettim şimdi. bulup izlemeliyim. Abinin müzik zevkine de güvenirim. soundtracki de listeye alındı :)
Ahmet bu zor bir soru hakkaten.. ve insan düşündükçe daha da zorlaşıyor bilesin :)

Happy Jumper dedi ki...

Mutlaka Vampirle Gorusme'yi izle. Vampir edebiyatinin Stoker'dan sonra en babasidir. Oku da ayni zamanda. Her ne kadar Coppola'nin Dracula'si bence Casablanca'dan sonra en romantik film olsa da...

Vampirleri ben de kurt adamlara tercih ederim. Mitlere daha acik bir durumlari var :)

Su 30 Gun Gece'yi aman kacirmayayim. Oyunculuktan zaten fazla bir sey beklemiyordum ama bir gormekte fayda var.

Bu arada, Musallat'i bir Turk korku filmi kategorisinden gormek lazim. Iyi bir konu ve iyi bir oyku nasil kotu bir kurgu ve kotu bir senaryoyla harcanir, onu da gormek lazim.

yengeç dedi ki...

Evet bende ilk çıktığı gün sinemada izledim tam benim sevdiğim tarzda birkorku filmi idi bir grup lıstırılmış insan az mekan ve saklanma güdüzü... Bence konu zaten başarılı bir romandan uyarlama belki film biraz daha uzatıla bilirdi efekler ve oyuncular başarılı idi sonuçta izlemenizi bende tavsiye ediyorum

proksima dedi ki...

Hiç alışmadığımız konuları sorgulaması (çocuk bir vampirin hiç büyümemesi, çocuk bedeninde aşkı yaşamaya çalışması, vampirlerin yüzyıllar süren yalnızlıkları, toplumdan soyutlanmışlıkları, güç sahibi olma arzusu, vb.) açısından, Interview with the Vampire'da ismi zikredilmesi gereken filmlerdendir zannımca...

Lapa dedi ki...

PEACE PEACE OK?

Onur Arslan dedi ki...

üstad film değilde senin bu yazın daha çok tuttu bende :) harbiden takıldım haa birde şu rüya olayını film yapsan harbiden tutar... takipteyim üstad...

Vladimir dedi ki...

İzlediğim dönemlerde, Dracula'nın Francis Ford Coppola'nın en güzel filmi olduğunu düşünmüştüm. Seans bitince tekrar girip izlediğimi hatırlıyorum.

"30 gün gece" tüm mantık boşluklarına rağme zevvkle izlenen bir korku filmi, iyi mizansenler oluşturulmuş, katliama dönene bir avı kanları insanın gözüne sokmadan, uzaklığı ve soğuğu hissettirerek veriyor, izleyicide korku filmi izlemiş olmanın doygunluğu dışında iyi sinema filmi izlemenin hazzını da bırakıyor.

KOrku filmi deyince Dario Argento filmlerini her zaman tek geçerim o ayrı. Çok enteresan mizansenler, renkler, sinir bozan buluşları vardır.

batasoy dedi ki...

Interview with the vampire, bence de yapılmış en iyi vampir filmi. Senaryo açısından...

En azından, ölümsüzlüğün muhtemel sıkıntılarına(!) el attığı için bile izlenebilir. (Highlander, akıllıca değindiği bu konuyu daha da cilalasa, çok daha iyi bir seri olurdu)

Ama sinema olarak bakarsanız, "vampir-zombie vs" klasmanı içine sokabileceğimiz en iyi film, 28 gün ..'ler. Özellikle ilk filmin atmosferi, ikinci filmde ise Carlyle'ın karakteri nefis.

a.aydın dedi ki...

- 30 gun geceyi merak ediyorum, izleyeceğim..
- Testere artık baydı. almayayım
- a mighty heart için de guzel seyler soyluyolar. bilmiyorum..
- kokuyu izledim. pek sahane. bence hakettigi ilgiyi gormeyen
filmlerden..
- cenneti beklerken hakkında bi fikrim yok..
- collateral ???

Neyse ben uyuyayım. gozle fer fecir.. bu yoğunluğun ve yorgunlugun
uzerine limonata gibi geldin..

Benden sana kapanıs sarkısı olsun..
smashing pumpkins - 1979