14 Nisan 2007

dolu zamanlar..



Zamansızlık.. zamansızlık.. zamansızlık..
Benim en büyük derdim hep: zaman dı..
Daha önce de
zamansızlıktan şikayet ettiğim zamanlar hep olmuştu..
Bu dert giderek büyümekte sanki :)

5 nisan kararlarından (boşanma) sonra benden ses çıkmayınca meraklanan ve beni mail yağmuruna tutan tüm arkadaşlarım rahatlasın istedim.. bu yüzden kısacık da olsa bi yazı yazıyorum.. yoğunluğumu atlattığım zaman kaldığım yerden devam edeceğim oda mın yazılarına :) özellikle de sayı portrelerine..

Blogumda yazı bekleyen arkadaşlarım, flickr da yeni fotoğraf bekleyen arkadaşlarım, çay veya kahve içmek için 1 saatlik zaman dilimi isteyen arkadaşlarım, dvd siparişlerini bekleyen arkadaşlarım, istanbula gelmemi bekleyen arkadaşlarım.. size sadece ve sadece bir haftalık zaman dilimimi anlatacağım.. sanırım bu haftamı okuduktan sonra benden beklentilerinizi ertelersiniz :)

12 nisan Perşembe: Bufsad fotoğraf eğitimi
13 nisan Cuma:
Öykü Hanım’ın okuma bayramı :)
14 nisan Cumartesi: gidilmesi gereken bir mevlit, sonrasında da gelecek misafirlerim var..
15 nisan Pazar: Foto Sentez grubu ile Bilecik’in Kınık köyüne çekim gezisi..
16 nisan Pazartesi: Bufsad Gece Çekimi Eğitimi (uygulamalı)
17 nisan Salı: Bufsad fotoğraf eğitimi

İşte sadece 6 günlük program..

bunun dışında 8 nisan Pazar günü Bufsad ile birlikte Gölyazıya gittim çekim için.. (yukarıdaki fotoğraf, gezideki bir arkadaşın yakaladığı bi kare.. en öndeki mavili kadın da benim :))
bunun dışında 7 nisan cumartesi günü salona duvardan duvara halı kaplatmak suretiyle kendi başıma iş çıkarttım.. tüm salonu boşalttım önce ardından da her akşam (eve erken gelebildiğim akşamlar?!?) azar azar sevgili
büyüksün abi ile birlikte ikea dan aldığım sehpaları, dvd likleri (o devasa kütüphanem tamamen doldu ve sığmıyor artık film ve kitaplarım) yapıp, pc, tv, dvd, 5 li ses sistemi, uydu vs gibi şeyleri ayarlıyoruz..
tüm bunların dışında haftaiçi her gün 10 saat işe gidiyorum..
ve tüm bunlarla birlikte, kurs zamanları hariç, hayatımdaki en önemli varlığım
kızıma olan görevlerimi hiç aksatmıyorum, ilgimi hiç azaltmıyorum.. alışverişe de gidiyoruz, sinema keyfi de yapıyoruz, oyunlar da oynuyoruz, ödevlerimizi de yapıyoruz..

ve tüm bunların yanında daha birsürü iş yapıyorum ama işte onlar ağırdan gidiyor.. mesela çektiğim fotoğrafları düzenlemeye çalışıyorum fırsat buldukça.. yine fırsat buldukça blog arkadaşlarımı okuyup yazıyorum, yine fırsat buldukça maillerimi cevaplıyorum.. yine sinema dergilerimi okuyorum, yine müzikten asla vazgeçmiyorum.. bi süredir film izleyemesem de Lost u kaçırmıyorum :)
ver fırsat bulduğum anlarda
fotoğraf günleri etkinliklerine katılmayı istiyorum..

işte böyle.. daha yaptığım yazacak çok şeylerim var.. ama asıl söylemek istediğim şeylerden biri de şu: 5 nisan da ki
boşanma davası yüzünden sessizliğe (koltuğuma) gömülmüş falan değilim sandığınız gibi.. o garip his sadece o güne özel bişeydi. Ve ertesi sabah uyandığımda benimle değildi o his.. ben aksine çok iyiyim.. Önümde kızımla birlikte yepyeni bir hayat var ve ben yaşamayı seviyorum ve hayat gerçekten böyle daha güzel.. gecikmiş de olsa aldığım en doğru kararı uygulayabilmiş olmak bile başlı başına bi coşku..

beni asla yalnız bırakmadığınız için.. ve bana gösterdiğiniz sabır için hepinize teşekkür ederim :)

(DARKSEED - EVERY DAY)

6 yorum:

kayra dedi ki...

:) ne denirki başka
süpersin:)yaşam tarzlarımız uymasada:))
bende şuan uludağ manzarası karşısında camın kenarında oturmuş pc.ada çayı.sigara üçlüsüne dördüncülük yapıyorum:)

RDWN dedi ki...

Zamanı dolu dolu geçirmek denir buna arkana dönüpde neler yapmışım acaba diye baktığında pişman olmayacağın kadar güzel bir hayat. (Cuma günkü fotoğraf günlerinin açılışına gelmediğin için pişman olabilebilirsin belki :P ) Sevgiyle kal... "C ya"

Hamit Doğu Sarıkaş dedi ki...

linki ilk gönderdiğin zaman çok bakamamıştım zamansızlıktan..şimdi inceledim ayrıntılı...çok renkli ve güzel fotoların var...yazıların da çok tatlı..
kızınla yaptığınız aslanın karısı, kaplanın karısı muhabbeti tam bir fıkra gibi..:))

hoşcakal..

yavuz bükrek dedi ki...

Fotoğraf, savaş bölgesinde görev yapan gazetecileri anımsattı bana :)

atin atin dedi ki...

yetişirsin bence..
birde bir söz var biliyorsundur "balık tutmak
istiyorsan
ıslanacaksın"

eserel dedi ki...

okudukca yazdıklarınızı, ben bile gucleniyorum buradan. Karar vermek kadar, kararın dogruluguna inanmak da cok onemli. Umarım beklediginden de guzel olur hayat.