1 Temmuz 2006

hayallerim zil çalıyor..


Hayalleriniz nasıl, büyüyorlar mı ??
Tasarlanmış aleminizin hayal edilen varlıklarına yeni biçimler,
yeni oluşlar ekliyor musunuz ??
Bırakın size takılanları, siz neye takılıyorsunuz ??
Hayal gücünüze haremde yer minderinde kusmuk içinde uzanmış kalmış bir padişah girdi mi girmedi mi onu söyleyin ..
Yoksa siz, henüz kaftanı dikilmemiş, kavuğu burulmamış, tuğu tüysüz, çizmesi nakışsız, bir hayalci misiniz ??
Yani daha padişah bile olamadınız mı ??
Öyleyse yatağına sadece uyumak için giden fakir bir kulsunuz siz ..
ki düşlerinizdeki çölü, hayatınızdaki vahaların boynuna kadar çeker,
gecelerinize öyle girersiniz ..
Yastığınızın boyutlarına bakılırsa, bir taht’a sahip olabilmeniz, neredeyse olanaksızdır ..
Peki .. Neye yarayacak üstüne dirhem et koyamayan sıskalığınız ??
Hangi hikayeye konuk olacaksınız, bir manken bile değilken ??

Tamam, bırakalım bunları ..
Sokaklardan yatağa getirmek için, iğdeli ve de keçiboynuzlu bir manzara da aramıyor musunuz ; kim olduğunuza dair bir hatıra: Makyaj tüccarı bir kadın .. Doğum uzmanı bir bakire .. Tanrısını unutmuş bir din .. Üzerinde pekmez gezdirilmiş bir çanak telaş ..

Ak çarşaflı yatağınıza, beyaz yorganların altına, sizinle beraber girmez mi,
baş koymaz mı aydınlık dolu yastığınıza, tersinden yazılmış tarihiniz ??

Hiç değilse, uykuda olduğunuzu hatırlayarak göremez miydiniz düşlerinizi ??

Olmuyorsa, sizin yerinize bunu yapan birini bulun bari ..
Bakarsınız, düşleme sınırlarınız şöyle bir kımıldanır da belki ..
kımıldanabildiğinin ayrımına vararak, sizi bodrumda bir küp gibi susmaktan caydırır ..
Bakarsınız, uzun ve kambur bir mimar bulur, onun sayesinde hayatınıza klavyeli çalgılar ya da alkış aleti sokarsınız ..
Bakarsınız, hareminizden içeri süzülen ve gövdenizden önce ruhunuzu soyarak sizi size anlatan, hayalden değil modelden resim yapan bir ressamınız olur ..
Ya da şiirinde adınızı anan bir şairiniz ..

Bir cumhurunuz olur böylece ..
Yoksul ihtilalciler çıkarır köylüleriniz ..
İki tarafın da kazandığı savaşlarınız ..
Savaşta hangi tarafa ihanet edeceğine henüz karar veremeyen bir kavminiz ..
Sokağa çıktığınızda peşinizden ayrılmayan bezirgan gölgeniz ..
Sizin olan, ama arkasını hiç görmediğiniz adalarınız ..
Henüz sizin olmayan, artık sizin olmayan, hiçbir zaman sizin olmayan ve olmayacak olan, ama bütün hayatınızı geçirdiğiniz şehirleriniz ..
Belki üstünüzü örten biri çıkar, üşümenizi geçirir ..
İyi de olur ..

(GUNS N' ROSES - AIN'T IT FUN)

2 yorum:

S.E. dedi ki...

Tesadufun kancali igne deliginden gecerken buldum sayfani(zi)..

Bugun dostlarimla,Closer'i ve ordaki dermatalogu (Clive Owen) ve omrumuzun acik vermez 80 kusagi acmazlarini bir deniz kiyisi yuruyusune cala adim karalarken Fight Club'a da teget gectikten sonra.

Ne demeli bilmiyorum.

"Hayallerim zil caliyor"u okudum simdilik.Yedinci Oda'ya yeniden gelmek icin iyi bir neden.

Bira aciyorum arka koltukta unutulan bir kente.

biz ne zaman içsek/iç degilizdir aslinda/disimizda bronz bir izmir aksami..

bu kadar iste.

satagut dedi ki...

insan hayatın anlamını keşfedemediği için, hep hayal kurup durdu; sonuç kazanılmış bir hayal dünyası değil, anlamı yitirilmiş bir hayat. Nasıl bir bir zamanlar ölümü düşünmekten yaşamı unutmuşsak.