8 Ağustos 2013

Güle Güle Nurcanım



Bu bayram hiç tadım tuzum yok.. İki hafta önce, 11 yaşımdan beri hayatımda olan, en yakın arkadaşımı kaybettim. Bütün ergenliğimiz (çocukluğumuz demeliyim belki de, çünkü biz küçükken hiç ergen olmadık ki aslında hep çocuktuk) ve ilk gençlik yıllarımız birlikte geçmişti. Birbirimizin iyi-kötü hemen hemen tüm "ilk"lerinde hep beraberdik..

İlk defa okuldan kaçtığımızda da beraberdik, ilk defa sigara içerken de, ilk heyecanlarımızda da, ilk aşık oluşlarımızda da, ailelerimizden ayrı ilk tatilimizde de, ilk sarhoş olduğumuzda da.. Hatta annelerimize yakalanıp dayak yiyişlerimizde bile..

Sayamayacağım kadar çok anıda, hep yanıbaşımda Nurcanım vardı.. Bir derdim olduğunda ağlamak için, mutlu olduğumda kikirdemek için ilk aradığımdı Nurcanım..

Onlar 3 kızkardeşti ve evleri bu yüzden çok sayıda ilginç kıyafetler takılar ve makyaj malzemeleriyle doluydu, çok severdim onlara gidip kalmayı lise döneminde.. Ablalarının takılarını takıp makyaj yapardık birbirimize..

Lise bittiğinde O Erhanı sevdi, ben üniversiteye gittim.. Erhanla Nurcanın ilişkilerinin yıllarca en içinde olan kişiydim.. Ben üniversite için İzmire gittiğimde de mektuplaşmalarımız vardı uzun uzun döktürürdük..

Sonra ben hıphızlı evleniverdim.. Nurcanım da Erhan da hep yanımdaydı.. Sonra yıllar süren ilişkilerini onlar da evliliğe dönüştürdüler.. Evlerimiz birbirimize yürüme mesafesindeydi.. Akşamları sık sık birbirimize gelip giderdik..

Sonra ben anne oldum.. Hastaneye ilk ziyarete geldiğinde Nurcan, beni kucağımda kızımla görür görmez ağlamaya başlamıştı, hep gözümün önünde o hali..
En parasız günlerimizde de hep birbirimize destek olmuştuk.. Artık aile arkadaşı da olmuştuk.

Sonra Nurcan da anne oldu.. Yakışıklı bir oğlanın annesiydi..

Sonra benim yoğun iş hayatım ilk sekteye uğrattı görüşme sıklığımızı.. Ardından da boşanıp her şeyden uzaklaşma dönemim.

İşler güçler ayrılıklar ve onların evlerini de taşımalarıyla iyice görüşemez olmuştuk.. Ben boşanma sonrası kendime yepyeni bir hayat kurma mücadelesi verirken Nurcanım bir kez daha anne olmuştu..

Nurcan hep daha vefalıydı ben hep daha vefasız :(

En son upuzun görüşmemizi 3 kız arkadaş yapmıştık.. Sabaha kadar susmamıştık Nurcanların evinde.. Ben Bilge ve Nurcan.. Sonrası bölük pörçük görüşmeler ve telefon konuşmaları..

Sonrası... Bir sabah "Nurcan'ı kaybettik" yazan bir mesaj..:((

İki hafta geçiyor üzerinden ama ben hala inanamıyorum.. Görüşemesek bile o hep bıcır bıcır haliyle bir yerlerde yaşıyor olmalıydı. Bir telefon uzaklığında olmalıydı sesi.. İçimizde en neşelimiz Nurcandı.. En yanakları al al olan.. En gülme krizi geçiren.. Ve hep öyle olmalıydı.. Onun güzel bir evliliği vardı, 20 yılını birlikte geçirdiği sevdiği Erhan vardı.. 11 yaşında yakışıklı bir oğlu, 4 yaşında aynı onun gibi bıcır bıcır bir kızı vardı.. Hiç bir hastalığı yoktu bilinen.. Bir anda nasıl ölürdü?!?!?

Cenazesine de gittim, tabuttan çıkarılıp mezara konuşunu da gördüm.. Erhan'a sarıldığımda "tutamadım Fatoş, çok hızlı gitti bu sefer yetişemedim" diye ağlayışıyla dağıldım da .. Annesinin mezarına toprak atan oğlunu görüp parçalandım da.. Kızına henüz söylememişlerdi.. Annesi, babası, iki ablası, kocası, oğlu..  Herkes hem şoktaydı hem de perişandı.. ama ben hala inanamıyorum, kabullenemiyorum.. Sanki biri gelip bir tokat atacak uyanacağım ya da şaka yaptık diyecekler ve ordan yine Nurcan güleç yüzüyle gelecek.. Uyanık olduğum her an her saniye gözümün önünde ve içimde Nurcanım. Kendime ve vefasızlığıma kızıyorum. Bir sürü keşke içimde..

Evet ölüm hiç kimseye yakışmıyor elbette.. Nurcanıma da hiç yakışmadı.. Öyle bir anda..
bir anda.. bir daha hiç geri dönemeyecek şekilde bu hayattan gitmiş olması..

Bu sabah da yine gözlerimi açtığımda ilk düşündüğüm şey Nurcanımdı.. Geride kalan ailesiydi.. Onlar için bayram olmayacak bir bayram günüydü.. Ben bu kadar sarsıldıysam o insanlar ne yapacak diye düşünüp nefes alamıyorum bazen.. Ne uyuyabiliyorum doğru dürüst ne de bir an aklımdan çıkarabiliyorum.. Hayat yine bildiği gibi akıyor dışımda ama içimde bir şeyler parçalı..

Geçen bir gece bütün eski albümlerimi çıkardım kaldırdığım yerden.. Bütün fotoğraflarımız mektuplarımız, düğün davetiyelerimiz bile duruyor.. Bakıp bakıp ağladım tabi.. Yukarıdaki fotoğrafta 17 yaşındayız. Birlikte Bodrumda ilk tatilimizde.. Gecenin bir vakti üşümüşüz.. Şimdi senden geride kalanlar hep üşüyecek Nurcanım..

Hayat, bazen gerçekten çok acımasız.. Sana sarılıp uğurlayamadım dostum :(
Güle güle..


22 yorum:

cinar dedi ki...

başın sağolsun Fatoş :( ölüm her zaman acı ama geride bir de iki küçük çocuk kalınca dış kapının mandalı olarak benim bile içim acıyor.. Allah sevenlerine sabır versin..

B@ani dedi ki...

Başın sağolsun Fatoşcum :(
aniden ne olmuş arkadaşına öyle :( adı bile pis olan hastalıkmı yoksa :(

7.oda dedi ki...

Öyle valla Çınar, ben de hep sürekli işte Ozanı ve Defneyi düşünüyorum.. Bu yokluğu nasıl şekilllendireceklerini içlerinde.. Zor Çok Zor.. Sabır dileyebiliyoruz yalnızca..

7.oda dedi ki...

Banucum, kalp krizi.. :(

B@ni dedi ki...

:( acısı yerinde kalır ama paylaştıklarınız şeyler çok güzel şeyler bunu yaşayamayan onca insan varki...
öpüyorum güzel gözlü güzel yürekli arkadaşım tekrar başın sağolsun :(

Rengin dedi ki...

Fatoşcuğum baş sağlıgi diliyorum ,Allah sabrinizi artirsin, Allah boyle acılar göstermesin ;( cok üzücü bir durum... Burukta olsa bayramın kutlu olsun :(

7.oda dedi ki...

Teşekkürler Rengincim :(
sizin de kutlu olsun bayramınız .. Gökhana selamlar

banu dedi ki...

başın sağolsun :( yazacak kelime bulamıyorum :( ben bu kadar üzüldüysem sizler için ne kadar zor olmalı :( Allah sabır versin :( ölüm heran yanımızda unutmaya fırsat bırakmıyor :( kendi vefasızlıklarıma da üzüldüm :( sevdiklerini ihmal etmemek lazım

7.oda dedi ki...

Evet dostum, aynen öyle.. hatta biliyor musun, Nurcan ölmeden birkaç saat önce face hesabına kızı Defne ile bir fotoğrafını koymuştu, son fotoğrafını :( onu görüp beğendim ve içimden "Defne ne kadar büyümüş, Nurcanı bir arayayım da Defneyi sevmeye gideyim" diye geçirdim ama aramadım. O an aramış olmak için şimdi nasıl pişmanım. bundan birkaç saat sonra ölmüş oysa Nurcan.. Hayat birkaç saat bile geciktirmeye gelmiyor aslında.. hep "sonra ararım" .. "sonra giderim" diyoruz.. sonra!!! sonra bazen yok.. :((

white glaze dedi ki...

Merhabalar;
Blogunu yeni keşfettim, iyi ki keşfetmişim ve hemen takibe aldım.
Çok derin yazıların var.. Etkileyici..
Bana da gelirsen sevinirim :)
İyi Bayramlar
Sevgiler
http://whiteglaze.blogspot.com
twitter: @_gamzeahmet_

Şule dedi ki...

Fatoşcum nasıl üzüldüm anlatamam...
Dostun ölümü hep çok ağır...ışıklar içinde yatsın
Allah sana ve tüm sevenlerine sabır versin..

7.oda dedi ki...

Sağolasın Şulecim.. Bu benim ilk kaybedişim bir dostumu :(

ABİ dedi ki...

üzüldüm çok. başın sağolsun. zor duygular, zor zamanlar.

asayra kurt dedi ki...

BAŞINIZ SAOLSUN

Leylək Xəlifə dedi ki...

Ne kadar üzücü bir haber. Başınız sağolsun...

Begonvilli Ev dedi ki...

Derin acınızı yürekten hissettim. Çünkü öyle içten anlatmışsınız ki; arkadaşlık, dostluk duygularının birebir tanımını gördüm anılarınızda. Mekanı cennet olsun. Size de sabırlar diliyorum.

Love Gabriel dedi ki...

Ölüm; ölen için değil, kalan içindir derler...

Birbirimizin hayatına bir sebepten gireriz. Hepimiz öğretmeniz birbirimize..
Ama yaratıcı bazı öğretmenleri öyle tatlı yaratmış ki.. ders bitip sınıftan çıkma vakti geldiğinde kalbimiz acıyor.

Onu hep hatırlayarak, sevgi ve saygı ile anarak, hayır duası ederek ve hakkını helal ederek kendine ve ona iyilik yapabilirsin...

Allah sabır versin
baş sağlığı diliyorum..

Defne Soysal dedi ki...

Hayat bazen acımasızlığı karşısında ne kadar korkunç oluyor, bazen bir anne şevkati kadar sıcak ve masum. Bu kadar garip bu kadar gerçek bu kadar hayal dolu. Sabırlar diliyorum

Müjde dedi ki...

İçim acıdı okuyunca..hayat...gerçekten...çok ..acımasız..

Zehirli Sarmaşık dedi ki...

Başın sağolsun =( Okurken gerçekten kötü oldum. Bu bayramlardan önce olan vefat gerçekten insanı yıkıyor. Heleki hayatının bir parçası dediğin kişiyse o kişi, o zaman daha da durgunlaşıyorsun ve inanamıyorsun.

Sevcan dedi ki...

hala ağlıyorum Fatoş okurken...

Işıklar içinde yatsın...

SEVİNÇ dedi ki...

Başın sağolsun Fatoşcum.IŞIKLAR İÇİNDE YATSIN.