17 Ağustos 2009

Bir Zamanlar

.
Dikkat bu yazı Once filmi hakkında spoiler içerir :)
.


Glen Hansard & Markéta Irglová - If You Want Me


şubat ayının başlarında izlediğimde bu filmi; “gece Once ı izledim, insanın içine kocaman umutlar bırakan küçücük bir film gibiydi, biri bana da gitar çalsın istedim, çalsın ki umutlarım büyüsün aşka dair istedim..” diye yazmışım tek cümle günlüğüme..


hakikaten de öyle..
usulca bir sevgi, usulca bir paylaşım dolu film..
şiddetten, sarsıntılardan, savrulmalardan, tutkudan, şehvetten, oyunlardan uzak..

hayaller ve umutlar ve yumuşacık, zarar vermeyen, elde etmeyen, sahiplenmeyen bir sevgi anlatılıyor her karesinde..
hüznün içinde umudu barındıran, umudun içinde hüznü barındıran tuhaf bir yapısı var..


sanki asla toparlanmayacak, çıkışı olmayan, sonuna kadar böyle devam edeceğini düşündüğünüz hayatlar vardır hani..
maddi koşulların yetersizliği sebebiyle ulaşılması güç hayallerle yaşanır hani..
sanki o maddi koşulların yarattığı çıkışsızlık hiç bitmeyecektir ve kahramanlar sadece hayal kurmakla yetinecektir dersiniz..
ve bunu içinizde tuhaf bir hüzünle hissedersiniz..
işte öyle bir şey bu film..
sanki tutunamayanlardan farklı kesitler gibi ..


buna rağmen o insanların yaşadığı küçük mutluluklar içinizi ısıtıyor..
çünkü onların hayalleri kocaman ama beklentileri küçük bu hayattan..
bu yüzden küçücük şeylerden mutlu olabiliyorlar..
pek çoğumuzdan daha mutlu..


filmin senaryosundan daha da çok müzikleri ses getiriyor..
zaten kadınla adamı da bir araya müzik getiriyor..
onlar birbirlerine sığınıyorlar aslında..
dedim ya hani içinde tutkunun ve aşkın olmadığı bir usul sevgi var onların gözlerinde yüreklerinde birbirlerine karşı..
ve tutunma hayatın karşısında..
samimiler, yaralanmışlar fazlasıyla hayattan, yorgunlar ikisi de..
biri İrlandalı biri Çek, ikisi de yoksul..
hayalleri ve umutları hiç tükenmiyor, beklentileri hiç oluşmuyor..
ve film sonuna kadar savaşmayı ve hayallerden vazgeçmemeyi anlatıyor..


ben filmin sonunda hüzünlendim..
herkes kendi ait oldukları hayatlarına döndü..
nasıl usulca tuttuysalar ellerini öyle usulca bıraktılar..
onlar geride tatlı bir yaşanmışlık bıraktılarsa da bundan sonra hayatlarına ayrı ayrı devam edecek olmaları hüzünlendirdi beni..
gülümseyen bir hüzün ama :) ilginç değil mi..


Bir Zamanlar..
Yönetmenin John Carney nin ilk filmi..

biraz yavan, coşkudan uzak hayatları anlattığı, senaryosundaki pek çok eksiği müzikle kapattığı bir film..


Filmin sonunda;
Adam kendi hayallerinin peşinde albüm yapmak için ayrılırken kentten, tüm parasını harcayarak kadına da en büyük hayalini armağan ediyor...

bir piyano..
Kadın pencere kenarında piyanoyu çalarken tarifsiz akıtıyor mutluluğunu..
Ve Adamın tren istasyonuna giderken yüzünde hüzünlü mutluluk..


Bazı hikayeler böyledir..
Usulca başlar.. usulca biter.. savurmaz, kanatmaz, yaralamaz..
Aşk ve tutku değil.. huzur ve sevgidir yaşanan..
Sonu hep umutla biter..




11 yorum:

Haşim A. dedi ki...

Gerçekten burada mısın? Yoksa rüya mı görüyorum?
Diyordu sanırım şarkıda.
Onlar bunun gerçek değil de rüya olmasını istediler bence. Rüyalar hep çok daha duyusal değil midir bizim için?
Hoş bir filmdi insanın yüreğine hareket, sıcaklık kazandıran. Ama müzikleri gerçekten nefisti. Özellikle de "if you want me" Sevgiler:)

banu dedi ki...

bu filmin müziklerini almıştım senden ama filmide izlemek gerekiyor.çoşkulu aşklar yoruyor bazen insanı böle sakin aşklara ihtiyaç duyuyosun...

Nik dedi ki...

Hiçbir zaman aşk delisi olmadım, aşk peşinde koşmadım...

"dedim ya hani içinde tutkunun ve aşkın olmadığı bir usul sevgi var onların gözlerinde yüreklerinde birbirlerine karşı.." bu cümlenin hatırına bu film izlenir :)

Birine sarılmak, birini öpmek,birinin elini tutmak, birini sevmek için aşka gerek yok. Çok fazla şeyi arzularken çok fazla şeyi de ıskalıyoruz. Büyük hayaller beslemek, kendi yazdığımız senaryoda başrol oynamak ayrı; bir çiçeği, köpeği, çocuğu, kadını, ayı, denizi sevdiğinin farkındalığını yaşamak apayrı. Filmin konusu ilgi uyandırmadı desem yalan olur. E, tabi bunda senin anlatım yeteneğinin payı yüksek.

*Müzik de fena değil :)

cinar dedi ki...

kasım 2008 de bahsetmiştim ben de bu filmden. keyifliydi. özellikle şarkılarına bayılmıştım. hala da keyifle dinleyip anımsıyorum filmi :) senin de beğendiğine sevindim o yüzden.

Butterfly dedi ki...

Fatoş o kadar güzel anlatmışsınki filmi aramaya başladım türkçesi var değil mi? bulmam lazım izlemem lazım dedim,umarım bulurum, birde müzik inan bana dinlediğim en lezzetli müziklerden biri seni kıskanıyorum valaa bu kadar güzel bir film izlweyicisi ve anlatıcısı oldugun için. Paylaştıgın için saol arkadaşım varlığın zenginleştriyor ruhumu.
sevgiler

ELİF..den dedi ki...

Bu filmi izlediğimde en çok o gitarın sesini sevdim ve müzikle başlayan bir dostluk yüreğimi ısıttı...
Hayatın Çok ortalarından kareler ...
Umudun hiç tükenmemesi için ,sevgiyle yine umuda sarılanların hikayesi...
Ben çok sevdim...

owl dedi ki...

galiba aşk ve sevgi arasındaki en büyük ayrım huzur. bu filmleri izleme isteği oluştu şimdi bende.

Adsız dedi ki...

Dün akşam Carrefour'da gördüğüm siz miydiniz?
Üzerinizde lacivert dar bir kot ile lila ve beyaz bir body vardı. Saçlarınız açık, güneş gözlüğünü tepenizdeydi. Salata yemekteydiniz, biz de hemen sizin karşınızdaki masadaydık. 3 kişiydik. "Aaa bu 7.odanın yazarı değil mi" diye heyecanla size bakarken, siz masadan kalktınız ve hemen bizim yanımızdan geçip merdivenlere yöneldiniz. Yanınızda bir arkadaşınız vardı. Küçücük bir an gözgöze geldik sizinle, ben size gülümsedim ama farketmeyip geçip gittiniz.
Fotoğraflarınızda göründüğünüzden çok daha ince ve zariftiniz. Ve gerçekten çok sade güzel bir yüzünüz vardı.
Kalkmamış olsaydınız mutlaka gelip tanışırdım. Çok heyecanlanmıştım.
Daima sevgiyle kalın. Sizi okumayı çok seviyorum.

Yosun dedi ki...

kuzu öpüyorum seni. kucaklıyor beni o güzel yazıların, yüzüme gülücük kondurup, soru işaretlerimin buhranını alıp götürüyor benden. Yoksa sen bana güzel haberler getiren haberci kuş musun?
içinin ışığı her daim aydınlatsın dört bir yanını.
p.s.: Bütün Başlangıçlar Güzeldir.
Yazını okuduktan hemen sonra :)

Adsız dedi ki...

http://gencalsabahattin.blogspot.com/2010/10/bir-zamanlar-7-oda.html

Adsız dedi ki...

ikili the sweell season adını almış: http://www.theswellseason.com/