25 Haziran 2009

İki'İz

.



POLJUSCKA POLYE

Griye Veda-Renklere Merhaba Projesi adı altında; fotoğraflarla okul duvarlarının renklenmesi için yürüttüğümüz çalışmanın 6. adımını da Haziran 2009 itibariyle tamamladık.
Bu eğitim yılının son sergisi için belirlenen okulumuz İslam Uyar Anadolu Ticaret Meslek Lisesiydi..
4 haziranda gerçekleşen açılışa artık herkesçe bilindiği gibi ben gidemedim ama yukarıdaki fotoğrafım sergide yerini aldı..
Önümüzdeki yıl için umutluyum, açılışlara gideceğim :)
Bu fotoğrafı Yenişehirde gezerken çekmiştim..
Yenişehirde pek çok insanın fotoğrafını çektim zaten..
Her bir yüz, bir hayat sunuyordu bakarken size..
Ama hayatın yükünü daha küçükken ağır ağır yaşamaya başlayan çocuklar daha çok içine işliyordu insanın..
Bazılarının gözlerinde gerçekten umut yoktu.. hiç hem de..
Bazıları ise -daha küçük olanlar- kirli suratlarının içinde parıldayan gözlere sahipti..
Hayat herkese farklı şeyler sunuyordu..
Hayat herkesi farklı kılıyordu..

Ben bir sürü fotoğraf çekiyordum da, onları bilgisayarıma yükleyip bir daha geri dönemiyordum..
"Ne güzel fotoğrafların var aslında neden değerlendirmiyorsun"
diyerek içlerinden bunu seçmiş düzenlemiş ve adını koyup yorumlamıştı sevgili Ufuk Kıray..

bir örnek giyinmelerine imkanlar el vermedi sanırım..
elverdiğince ikizleniyorlar..
ardlarında
-çok belli- onları takip eden geçim derdi..
adım adım izleniyorlar..
hayata böyle
- iyi kötü - an be an iz’leniyorlar...

.

12 yorum:

Nik dedi ki...

Okudum post'unu : siten güzel, siyah ve kırmızın bütünleşmesinden kaynaklanan afrodizyak etkisi bünyeyi sarıyor, yazar iyi bir dile sahip...son posta gelirsek; fotoğrafçılıkla hergün kendisini daha da ileri götüren bu sevimli şirin kızın elinden, hayatın feleğinden erken yaşlarında nasiplenmeye başlayan bu sevimli ikizlerin, bu kadar sevimli çıkması beklenebilirdi.

Gizem dedi ki...

muthismis. bundan bir kopya istiyorum ben haberin olsun :)

Yağmur... dedi ki...

En çok beğendiklerimden biri de buydu...
Üzerine en çok düşündüklerimden biri de...
Yıkıntılar çekiyor benim ilgimi sanırım ve yıkıntıların üzerinden yükselen düşünceler...
Örneğin, ben insanlardan kaçıyorum, insanlık bazılarından demiştim ilk baktığımda...
Şimdi, senin yazdıklarını da okuyunca ekliyorum,"hayat herkese farklı şeyler sunuyordu... Hayat herkesi farklı kılıyordu.." Zira, insanız ve özümüzde çok sıradan ve basitİz...
Sevgilerimle...

banu dedi ki...

iki'iz lerden biri daha umutlu biri daha mahçup bakmış ve çaresizce yakalanmışlar yapıcak bişiler yok gibi.umarım sefaletin iz inden gitmezler.süper fotoğraf.
ayrıca fotoğraflar bi yerlerde sergilenmesede arada bi bloguna koysanda bizde nasiplensek

Yağmur... dedi ki...

Bu arada, seçtiğin şarkının farklı yorumlarını dinlemiştim, ama bu yorumunu ilk defa dinlemiş oldum ve dinliyorum...
Bu da çok güzelmiş...
Atlılar atlılar kızıl atlılar...

Vladimir dedi ki...

Bu resmi çok beğendim.

7Layers dedi ki...

bu fotoğrafı ilk gördüğüm andan hep aklımda...dergide çok güzel görünürdü bence :))

beenmaya dedi ki...

dedim ya sana sen yorma kendini ben gideceğim seni temsilen diye :)))

klavyedostlugu dedi ki...

Her tablo uzun uğraşlardan, emekten sonra sergiye çıkar. Sergilendikten sonra da artık tuvale fırçasıyla dokunmaz ressam. Bakan her gözde, görebilen her yürekte farklı bir etki bırakır her fırça darbesi. Kimi zaman uzaklara alıp götüren bir manzara, kimi zaman derin çizgilerle hayatın omuzlardaki yükünü anlatan bir portre... ama ne olursa olsun ruh'un tuvale aksi; kaderin, hayata aksi gibi. Herkes kendinden bir şey buluyor aslında baktığında; bir tabloda, başkasının hayatında, sûretinde, zaaflarında, başarılarında, sevdalarında, aşklarında... ardından kendi hayatının tablosu çiziliyor hafızasında... ellerini başının arasına koyduğu zaman insan, hayatının her demi birer tablo olur gözünün önünde. Her tabloda tekrar yaşar geçmişteki sevinci, hüznü, pişmanlığı. Hatırına gelen her dem, yeni çizdiği resimde onun fırçalarına yön verir. Bundandır ki muhasebe yapan, hayatın muharebelerinde zayiat vermez. Avuçlarım, ellerimi misafir ettiği zaman gecenin ahirinde sevmeliyim hayatımın resmini. Sevmeliyim hayatımın figüranını; yüreğimi. O öyle mahsûn ki içimde, nazar kıldığım her tabloda yolumu kesen aynalarda güzel'i görmekten başka lüksüm, onu teselli etmekten başka yolum yok. Yolumu kesen aynalara akseden cemal'i seçebilmekle başlıyor hayatın lezzeti...

klavyedostlugu dedi ki...

"iki'iz " eğer bu kategorideyseniz, ve insanlar artık bıktırmışsa sizi

- aaa siz tek yumurta ikizi misiniz çift yumurta mı? sorusuyla

" köy yumurtası " cevabı verin ve yüzlerindeki aptal bakışın keyfini çıkarın.

haa bir de kızılhaç gibi oluyo bu kardeş tayfası.
ilaç, para, karı kız, artık allah ne verdiyse yardım uyguluyolar diğer parçaya, avantajlı iş.

owl dedi ki...

fotoğraf çok güzelmiş, çok beğendim.

Reha dedi ki...

fotoğrafın, yazın ve seçtiğin müzik "polyushka polye" muhteşem.. bilmiyorum tesadüfi mi seçtin ama şarkının sözlerinde ana tema gençlerin askere ve savaşa gidiyor olmasıyla birlikte mutlu köylülüğe bir gönderme de var..


demek diyorum; net, canlı, renkli fotoğraflar da yazı ve müzikle desteklendiğinde insanı hayal dünyasına uçurabiliyormuş.. eline sağlık..