12 Şubat 2007

davacı.. davalı..


Devlet bile düzgün boşanmana izin vermiyor :)

Bugün adliyedeydim.. ve ben artık bir Davacı yım!!
Hayatımda ilk kez birine dava açıyorum..
Adımın önüne Davacı sıfatı konarak ve Davalı hakkında atıp tuttuğum bir dilekçem var kayıtlarda..
böyle oluyormuş..
böyle olmak zorundaymış.. !!
“biz düzgün ayrılıyoruz eski eşim hakkında kötü şeyler söylemek istemiyorum” deme hakkın yokmuş!!
O zaman boşamıyormuş sevgili devlet..
yani zaten düzgün ayrılabilmek neredeyse imkansızken, tam bazı konular hakkında anlaşıp insanca ayrılalım diye karar almış ve bişeyleri yoluna koyup düzgün başarmaya çalışırken bu kez önüne devlet çıkıyor..
hayır diyor düzgün ayrılamazsınız!!
Suçla..
kötüle..
yani boşanabilmemiz için en azından birimizin kötü kaka pis olması gerekiyormuş..
e bu durumda davacı ben olduğum için de kaka kötü pis çirkin olmak davalıya kalıyor..

Sevgili Davalım;
Altında imzam bulunan ve bugün devlete sunulan dilekçemde yazanlar için kusura bakma..
şunu da bilesin bir kelimesini bile ben yazmadım..
hepsi avukatın eseri.. (Lemancım kulaklarını kızartayım biraz)
ve hatta avukatım dedi ki: hayatımda yazdığım en yumuşak boşanma dilekçesi bu.. siz kavga etmeyin diye çok fazla yumuşattım her şeyi ama bu kadarını da yazmazsam boşanamazsınız..

Yani ben işte burayı anlayamıyorum..
nasıl ki evlenmeye biz ikimiz birlikte karar aldıysak ve devlete sadece hukuki yönden bu evliliği onaylama hakkı verildiyse, boşanmada neden aynı durum geçerli olamıyor??
Yani evlenirken bana detaylı sorular soruldu mu nikah masasında??
Bak kızım sen bu adamı gerçekten tanıyor musun diyen oldu mu mesela??
Yok..
Ya da neden evlenmek istediğim hiç soruldu mu??
hayır..
Şimdi neden bu sorgulama olacak peki??
Neden evlenmek istediğimiz kimseyi ilgilendirmezken.. Neden boşanacağımız kimi ilgilendirir ki?? önemli olan istiyor olmamız değil mi??
Ortak bir karar verilmiş boşanma üzerine.. ama ortak bir başvuru yapılamıyor..
Biri davacı biri davalı olacak!!
Biri pis kötü olacak, biri mağdur..
Yani devlet şunu da hiç düşünmüyor: bu insanların ortak çocukları var ise ömür boyu belirli ölçülerde iletişim içinde olacaklar.. şimdi ben bunları böyle birbirine düşürüyorum, birbirleri hakkında kötü suçlamalarda bulunduruyorum, yarın birbirlerinin yüzüne nasıl bakacaklar??

Bir de anlamadığım bir konu daha var: Şahit!!

Hadi biz yırttık bundan, on yıllık bir evlilik yani eski bir evlilik olduğu için şahit gerekmiyormuş, ama yeni evliliklerde şahit de isteniyormuş.. mesela boşanma sebebi bizim gibi şiddetli geçimsizlik ise bunu ispatlayabilmek için şahit gerekiyor.
Neden??
Biz evde kavga ederken şunu mu yapmalıydık:
Bi dakika bekle bi arkadaşımı çağırayım da görsün nasıl kavga ediyoruz, neme lazım ilerde şahit gerekebilir!!
Yani ben sorunlarımı birisiyle paylaşmak zorunda mıyım??
Birileri benim yaşadığım sorunlara şahitlik etmek zorunda kısacası!!

Bu zorunlulukları anlayabiliyorum..
Bazı durumlarda olması gereken yasal çerçeve tabiki bunlar..
mesela taraflardan biri boşanmayı istemiyorsa; işte o zaman boşanmak isteyen taraf geçinemediklerini veya sebebi her ne ise ispatlamak zorunda..

Ama benim kafama takılan şu: bizim gibi boşanmaya ortak karar almış, kendi içinde anlaşmış ve sorunlarını çözmüş yani mal varlığı velayet nafaka vs gibi konularda anlaşmış kişiler neden mahkemeye gidip ortak bir başvuruda bulunamıyor??
Yani tıpkı evlenirken olduğu gibi ortak bir başvuru??

Yıllar önce bir başvuru yapmıştık biz..
Evlenmek istiyoruz..
On yıl sonra başka bir başvuru yaptı(m)k..
Boşanmak istiyoru(m)z..
Durum bundan ibaret hakim bey..

(REPLİKAS - ÖMÜR SAYACI)

4 yorum:

desem de inanma dedi ki...

tam karşısına yazı yazılacak bir yazı olmuş amma velakin o yürek bende yok... sanırım sayacın "0" ları tükendi, yeniden kodlamak gerekiyor sayacı html kodlarıyla içerden...

platin dedi ki...

bu tam bir kara mizah örnegi.
ne kadar haklisin.
basa gelmeden bilinmez tabi...
bu cok enteresan ya develet nelere karisiyor boyle, akil mantik almiyor...

satagut dedi ki...

evet ilginç bir durum geçen hafta ben de öğrendim. neyse ki hakim hanım yorgundu, neden ayrılıyorsunuz diye sormadı.
yoksa anlaşarak ayrıldığın kişiden birde hakaret işitecektim..

interpreter dedi ki...

"bir insanı sevmekle başlıyordu her şey" ve boşanmak için en az iki şahit gerekiyordu diyor Yılmaz Erdoğan..
Kara mizah bu olsa gerek..