8 Ağustos 2008

Yabancı



karşımda oturuyor..
konuşuyor..
anlatıyor..
güzel de konuşuyor aslında..
cümleleri düzgün.. yüzü düzgün.. mimikleri abartısız ve sakin..
bakışları da sakin..


birden ona bakıyorum..
ve ne kadar yabancı geliyor bana..
hani sanki bir anda onu duymayı kesiyorum, etraftaki tüm gürültüden kendimi soyutluyorum..
hani sanki sesini kıstım bütün dünyanın, sadece izliyorum..
ses düğmesi bozulduğu için filmin devamını sessizce izlemek zorundaymışım gibi..


konuşuyor.. dudakları sürekli oynuyor..
arada gözleriyle gözlerimi yakalıyor..
yüzü gülümsediğinde ben de gülümsüyorum..
neden gülümsediğimi bile bilmeden..
bir an oradan delice kaçmak istiyorum..
çok kuvvetli bir his bu..
hemen evime gitmeliyim, hemen odama girmeliyim, hemen koltuğuma büzülmeliyim..
sonra bu his geldiği gibi hızla kayboluyor..
o hala anlatıyor sakince kıpırdıyor dudakları..
dudakları hep kıpırdasın istiyorum sonra..
durursa sıra bana gelecek korkusuyla..


başka masalarda bir sürü insan..
herkesin dudakları kıpırdıyor..
herkes ne çok konuşuyor sanki..
başım dönüyor..
ışıklar bile fazla geliyor..


bir yudum içiyorum kahvemden..
birden seslerin hepsi birden geri geliyor..
tanrım ne kadar çok ses var ..
filmi sonuna kadar sessiz izleyebilirdim oysa..
daha az yorucuydu sanki o zaman..


sustun diyor bana..
gülümsüyorum yine usulca..



sonra birden birsürü kişi geliyor aklıma..
bir anda hıphızlıca karşımdaki kişinin yerine teker teker tanıdığım diğer tüm erkekleri koyuyuorum..
hepsi yabancı..
bazen herkes nasıl da yabancı..
hepsinin karşısında kendimi yabancı hissediyorum..
hepsinin karşısında giysilerimle oturuyorum..
elimi uzatsam dokunabileceğim kadar yakınımdalar..
ve elimi tutacak kadar sıcak..
ama bazen herkes nasıl da yabancı..


(SPIRITUAL - NOWHERENESS)

20 yorum:

saat11igeciyordu dedi ki...

ne demek istediğini anlamamak isterdim,insanlar değil de yazdıkların yabancı gelseydi keşke,ii akşamlar

NaKHaR dedi ki...

dalmışsın diyorum...
derinlere dalmışsın...
kalabalığın yalnızlığına yenik düşmüş geri döndüğünde de ürkmüşsün işte...

ölürken tam geçecekken o beyaz bulutun içinden.. kalp masajıyla geriye en geriye çekilir gibi olmuş zamanın... şaşırmışsın işte...

ve yabancı gelmiş sana yaşadıkların.. :)

cimcimen büyüyor ama sen yanaklarını sıkıver benim için :)

alt kat dedi ki...

Yalnızlık genişledikçe mi derinleşiyor yabancılık hissi! Ah o aidiyet duygusunun iflası ve körleşen sesler! Herkesin cümle kurma hırsındaki hedefler dizisi! Susmak büyütüyor insanı. Susmak diyorum. Kelimelerin hali kalmadı, bir ele uzanmaya mecali yok uzatılan cümlelerin.
Gecenin katili sanma beni.
Usulca insanlığından kucaklarım.

YALNIZLIK OKULU dedi ki...

sen kanuşunca yeni anlamlar yüklüyorum hayatımın karmaşıklığınlığına...yüzler anlamını yitirirken...gidenlerin yerine yenileri gelirken...acılarımıda katlıyorum yalnızlığımla...belki sadece susmuş olsaydık...acı bu kadar derin olmayacaktı...

Bekriya dedi ki...

"ama bazen herkes nasıl da yabancı" tek cümle ile bu işte,herkes bana da çok yabancı hiç tahmin edemediğim kadar çok hemde...

Kremali'nin annesi dedi ki...

Kendine odaklandikca artar yalnizligin. Baskalarina odaklandikca da kendine yabanciligin. Bu ikilemde tukenir gider hayatin...

banu dedi ki...

aramıyorum rahatsız etmeyeyim diye ama umarım çok eğleniyorsundur. bu son yazın biraz umutsuz gibi :( görüşürüz pazartesi.

atesinsesi dedi ki...

içinden tren geçen bir cümlede belkediğimiz zamanlar oldu
ama kimse yoktu
o peronda
belkide bizi belkeyeni biz göremedik

Wami dedi ki...

yorumlara takildim ben,
sanki okuyanlar yazdigin kelimelere basarak hep bildikleri ama cogunca uzak kaldiklari baska/gizli bir dunyaya variyor ve donus icin kendi kelimelerini kulaniyorlar:)
belki tuaf ama bende boyle bir izlenim birakti..
yaziyi da yorumlari da okumak keyif verdi, tesekkurler...

epoch dedi ki...

Mutluluk ararken fani dünyada
Gülşende koklaşan güller yabancı
Tek başına yetim kalmış deryada
Seyrine baktığım seller yabancı

Ferhanca dedi ki...

Fatoş, geçmiş olsun benim kızımda senin durumunda bu havada nasılda buldunuz:)))bademcik berbat..
bu yazıyı gelip gidip okuyorum, fakat yorumlar en az yazı kadar güzel ancak bu yorumlar kadar güzel olursa yazmak gerekir diyorum..

Adsız dedi ki...

Yazılarına dikkat ediyorum;
testesteron seviyelerini kontrol altında tutamayan homo sapiens enflasyonu almış başını gidiyor.Ciğercinin kedisi rolü(n),karşı cinsin cinselliğini bir anlamda suspanse ediyor.Çünkü feminen/marjinal/zor üçgeninde sıkışıp kalan ve bilinçaltlarındaki çöplüklerde enva-i çeşit fantezi üreten sözde yazar/ya da okuyucu-kariyer sahibi/çok bilmiş kitle(n), ulaşılmazlığın karşısında ister istemez durup haddini/yerini kontrol ederek adımlarını gerisin geriye atmak zorunda kalıyor.Söylediklerimi anlandırmak senin için müşkül marifet.Sokaktaki kamusal mağaradan! seslenseydim ne güzel anlaşılacaktı böğürmeleri içimdeki boz ayıların değil mi?

...

excalibur dedi ki...

tam iyi bir yorum yazayım dedim canon kullandıgını gördüm :)

güzel yazılar var fotograflara tarih atmamalısın

basarılar..

Vladimir dedi ki...

yazdıkların o kadar tanıdık geldi ki. eminim bir çok kişiye de tanıdık geliyor bu satırları yazabilenler ve anlayabilenler yalnız değiller.

efrasiyab dedi ki...

yazıda ki yalnızlık çok hoşuma gitti.

yazılardaki yalnızlıklar hep hoşuma gitmiştir zaten.

o zaman madara olmuş arkadaşın şerefine içiyorum cigaramı:):)

7.oda dedi ki...

saat11igeciyordu; dimi, ben bile bazen keşke kendimi anlamasydım bu kadar diyorum..

nakhar; bazen herşey yorucu geliyor sanırım.. yanaklarını sıktım da öptüm de senin için :)

alt kat; tüm kelimelerine aynen imza atıyorum ben de..

yalnızlık okulu; insanlar ve yüzler değişiyor karşında.. hızla dönen dünya gibi başdöndürücü bazen..

bekriya; anladın sen beni..

kremalının annesi; ne şahane bi cümle söylemişsiniz.. durup düşünüyorum.. dönüp yeniden okuyorum.. evet sanırım tek cümleyle özetlemek gerekirse budur..

banu; istediğin zaman arayabilirdin yahu:) eğlendim, çok eğlendim aslında.. sorun başka bir şey sorun bendim, ne karşımdaki ne de ortamdı güzel olmayan bendim..

7.oda dedi ki...

ateşin sesi; ya da çok insan vardı, sorun buydu belki de..

wami; ben de senin yorumunu okuyunca gözümde canlandırdım, benim kelimelerimle gidilen, kendi kelimeleriyle döndükleri yolculuğu..

epoch; içelim en iyisi hehe:)

ferhanca; sorma.. gerçi benimkinin sebebi belli de.. buz gibi bira iç kola içi buzlu kahve iç, terle terini dondur falan :)
senin kızına da geçmiş olsun çok ..

7.oda dedi ki...

Adsız; size hitap edebileceğim bi ad seçseydiniz en azından ne iyi olurdu..
demek sizin baktığınız pencereden öyle görünüyoruz..
hepimiz aynı dünyayı aynı olayları aynı şeyleri kendi farklı pencerelerimizden görüyoruz sonuçta..
oysa ben de herkes gibiyim..
kimisi için ulaşılmazım evet.. ve onlar feminen/marjinal/zor üçgenine sıkışıp yerlerini ve hadlerini biliyor bir zaman.. ve onlar için hep ulaşılmaz kalacağım..
ama kimisi için de öyle kolay ulaşılır bir kadınım.. belki bir kelimeyle belki bir dokunuşla belki bir gülümsemeyle alır götürür beni..
bahsettiğiniz üçgen bazı insanları sıkıştırırken bazı insanların avantaj üçgeni haline gelir..
yani karşımdaki kişinin derinliğiyle ilgili aslında herşey.. benim ulaşılmazlık gibi bir özelliğim hiç olmadı..
bazen çok zor bir kadın olabilirim..
bazense öylesine kolay..

7.oda dedi ki...

excalibur; tarih yazan fotğraflarım çok eski yaf.. daha fotoğraf çekmekle alakamın olmadığı zamanlardan.. ama ben tüm fotoğraflarımı arşivleyeyim diye onları koydum siteye..
yoksa çeker miyim hiç artık tarihli fotoğraf :))

vladimir; herkes yabancı olsa da yalnız değiliz öyleyse hı ?:)

efrasiyab; madara olmuş kimse yok k aslında.. o başdöndürücü yorgunluğa ve yalnızlığa ve yabancılaşmaya düşen benim sadece..

dark:) dedi ki...

yazınlarındaki anlamı sanırım artık daha iyi hissediyorum...

dark:)