13 Haziran 2008

Beni Asla Bırakma



THE LEAVES - I GO DOWN

anneler gününde gelmişti kardeşimden bu armağan kitap..
Kazuo Ishiguro'nun, Time tarafından ölmeden önce okunması gereken 1001 kitap listesine alınan ve ingilizce yazılmış en iyi 100 roman listesine de giren son romanı Never Let Me Go..
Beni Asla Bırakma..

Kitabın adına ve hatta
kitabın kapağına bakıp da bunu bir aşk romanı sanmayın..
öyle beklenmedik ve alışılmadık bir konu var ki..
bu konuyu işleyen çok da fazla kitap olduğunu sanmıyorum..
konuya dair bişiler söylemek istemiyorum..
ve hatta okumayıp, okumak isteyenlere tavsiyem de:
konu hakkında hiçbir şey okumadan kitaba başlamaları..
çünkü konunun sırrını hemen değil, tam da yerine oturan bir dönüm noktasında öğreniyor insan..

Ishiguro'nun okuduğum ilk romanı bu..
diğer kitaplarında da dili böyle midir bilmiyorum ama bu roman; konusu itibariyle sömürüye açık olmasına rağmen hemen hemen hiç duygu sömürüsüne yer vermeden, hatta zaman zaman bana göre fazlaca sade bir dille yazılmış..
bir kadının bakış açısından geçmişiyle birlikte hayatını okuyoruz..
onun iç konuşmalarıyla..
öyle ki bazen olayları sadece bu iç konuşmalarıyla çözmeye çalışıyoruz..
sakince hüznü yerleştiriyor içinize Kazuo..
usulca bitiyor hayat..

Ben kitaplarımı okurken altlarını çizerim bazı kelimelerin..
bazı tümcelerin..
hatta bazen bazı paragrafların..
bu romanda da epey çizdiğim kelime var..
az da olsa bazı kitaplardaki altı çizili kelimelerimi aktarmıştım burada.
Ama artık hepsini yazmaya karar verdim..
tıpkı film replikleri gibi..
bu düzenlemeler için biraz zamana ihtiyacım var sadece.
Haziran ayı işim açısında epey yoğun geçen bir ay.
Eve öyle yorgun dönüyorum ki, öyküyle de zaman geçirdikten sonra pestil gibi yığılıyorum ve hiçbir şey yapamıyorum.
Kafamda yazılmayı bekleyen bi sürü şey var.
İstediğim gibi yeni bir şablon da buldum siteme..
Önümüzdeki haftalarda hepsini yapmış olacağım..
Yeni ve daha kullanışlı şablonumla, artık yazmak istediklerimi ertelemeden, dolayısıyla daha sık yazacağım..
ayrıca fotoğraf sitelerimi de açmayı düşünüyorum.

Yarın sabahtan Erdek yolcusuyuz biz..
(ve ben hala valizimi hazırlamadım)
yarın denizde yüzüyor olacağım hihi :)
ve muhtemelen yarın akşam bu saatlerde yemek sonrası sahil yürüyüşü yapıyor oluruz kızımla..
ona karne hediyesi olarak aldığım fotoğraf makinesini de deneyerek :)
Çocuklar anneannelerle denizde kalacağından tüm yaz
Şule nin de dediği gibi bize “haftaiçi özgürlükleri, haftasonu yolculukları” başlıyor yine..
yoldaki müzik..
yolda kitap..

Kitapları okurken sanırım hepimizi yaparız bunu..
Romandaki kahramanları gözümüzde canlandırmayı..
Ben de Kathy yi de Ruth u da Tommy i de kafamda belirgin hatlarla çizmiştim.
Kitabın sonuna kadar hep bişeylerin değişeceğini ve Kathy ile Tommy nin kendilerine çizilen kaderi delip geçeceklerini umdum..
hep bir sonraki sayfada aşklarının hayatlarını değiştireceğini umdum..
Ama bir kez daha öğrendim ki
HAYAT AŞKTAN BÜYÜKTÜR..