kanatlarını arayan kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kanatlarını arayan kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ağustos 2008

Güneş Yolculuğu



evet 32 yılını geride bıraktı benim yolculuğum..
siz bu satırları okuduğunuzda ben 33.yılımın ilk zamanlarını yaşıyor olacağım..
yaz boyu gezginler gibi yaşıyorum ya..

çantaya giyeceklerimi koymak, gitmek, gelmek, çantayı boşaltmak, çamaşırları yıkamak, ütülemek, yeniden çantaya koymak ,gitmek, gelmek..
böyle geçiyor resmen zamanlarım.

tüm yaz aynı kıyafetleri giyiyormuşum gibi başka şehirlerde..
ama böylesi daha kolay..
tüm bu hengamenin arasına düşünsenize bir de 'ne giyeceğimi' düşünüp giysi seçmeye çalıştığımı..
pıff..
zaman kaybı..
böylesi daha kolay :)
nasılsa işyerinde bol bol farklı elbiselerle zaman tüketiyorum :)


eskiden hep mutsuz olduğumu söylemiş miydim yaşgünlerimde..
hep biblo hediye alırdı en yakınım ..
ilk yıllar: ses etmez mutlu olmuş gibi yapardım..
sonraki yıllar: şakayla karışık, "bana bir dahaki yaş günümde kitap alsan daha mutlu olurum" derdim..
sonraki yıllar: "ama geçen sene söylemiştim ya keşke kitap alsaydın"..
sonraki yıllar: "hımm bunu mu aldın güzelmiş" deyip çekmeceye sallanan biblolarla dolup taştı hayatım..
yaşgünlerim hep hayal kırıklıklarıyla dolu geçti..
hep beklediğim hediyeler gelmezdi..
oysaki ben sadece kitap beklerdim :)
son yaşgünümde alınan atilla ilhan setini saymazsak başka hiç bir yaş günümde kitap armağan edilmedi bana..

bunu yakın çevreme ne kadar dile getirmişim ki

geçen yıl..
off kitap armağanının dibine vurdum :))
her defasında yüzümde gülücükler açtı..
sadece yaşgünlerimde de değil üstelik..
bana kitap armağan etmek isteyen ne çok güzel arkadaşım vardı artık hayatımda..


32 yıl uzun bir yolculuk..
umarım önümde bi bu kadar daha yolum olur en azından..
söylemek istediğim anlatmak istediğim çok şey var..
nasıl yaşamdan koptuğum, nasıl geri döndüğüm, bodrumdaki kaptanın teneke bidonu ve yağmurun sesi, tutkuyla sarıldığım yeni hayatım, sahip olduklarım, ve çıkardıklarım..
ama şimdi tüm bunları anlatmaya kalksam saatler sürecek..


yaşgünü yazımı bir gün önceden yazıyorum aslında -çünkü yaşgünümde erdekte olacağım-, ama yayınlanma saatini tam doğum saatime ayarlıyorum..
ve Oğuzun Gölyazıda çektiği harika artistik fotoğrafımı da bu yaşgünü yazıma uygun bulup koyuyorum..
şarkı olarak da tabiki Rammstein dan muhteşem bir parça geliyor..ve pazar gününe kadar yorumlarınızı bile okuyamayacağımı da bildiriyorum :)

söylemek istediğim yolculuk boyunca kucakladığım şeylerdi aslında..
karanlığımı ve kirlerimi nasıl sevdiğimdi..
kendimi ve hayatı nasıl sevdiğimdi..

yaşamı ve yolculuğu nasıl kucakladığımdı..
çünkü bu bir güneş yolculuğu..





sanırım biz, birbirimizden habersiz, birlikte çıktığımız o çetin güneş yolculuğundan tanıyoruz birbirimizi..
güneşe kavuşmak mümkün olmasa da, güneşe kavuşma çabası büyütür bizi..
bunu biliyoruz..
kuşkusuz, yolda olduğunu bilmeyenler de yolda..
ama bizim tanışıklığımız farkındalığımızda..

tümden bir insan olma, kendi bütünlüğüme kavuşma adına çıktığım bu yolculukta, güneşe koşarken birden karanlık bir uzamın içine girdiğimi, bu uzamın tekrar tekrar aydınlanıp, tekrar tekrar karardığını söylersem, inanır mısın bana?
kendimi, o karanlığın içinden bana göz kırpan yıldızların önderliğine bıraktığımı, tıpkı yolumun üzerine benim için konulan çakıl taşlarını teker teker izler gibi yol aldığımı, bilinmeyen sokaklara daldığımı ve ancak böylelikle, başkalarının benim için yazdığı yazgının dışına çıkıp, kendi yazgımı yaşamaya başladığımı söylersem, inanır mısın?

üzerimde kurulmak istenen her türlü egemenliğe baş kaldırarak, güneşin bile bir tür yetke olduğunun ayırdına vararak, bazen korkarak, bazen korkusuzca, karanlığı da kucaklamayı göze aldıktan sonra, içsel ve dışsal bütünlüğüme doğru yol aldığımı söylersem, inanır mısın?


dostum, senin de anladığın gibi bu bir sorgulama öyküsüdür..
vardığım yargılar, onlara başeğmekten çok, başkaldırma isteği yaratsın sende..
ne kadarı doğrudur diye, sorgulama isteği yaratsın..
en çok da, yargılarımı sorgula..
istemeden oluşturduğum bir takım şekiller, kalıplar varsa, onları yık, parçala !





söz söyleme hakkım olsaydı eğer;
"bütün kalıpların ve şekillerin dışına çık! ve yaşama katıl!" demek isterdim sana..
"yaşam, bütün'ü kucaklamaktır." demek isterdim..
ancak, elimden birşey gelmez..
çünkü konuşamam..
çünkü kötürüm oldum ben..
çünkü burada yağmur yasemin kokar..
kime söylesem inanmaz buna..
üstelik hala masumum ben..
yalan söylemeyi bilmem..
susarım..

(RAMMSTEIN - HALLELUJAH)